Zaman geçtikçe nesiller sürekli değişiyor. Her
nesil, kendisiyle birlikte yeni kavramlar, söylemler,
yeni ihtiyaçlar ve talepler geliştiriyor. Yeni nesillere
artık eskimiş, zaman aşımına uğramış yönetim biçimleri ve yasalar zorla uygulanamaz.
Eğer gençliğin ruhunu tarım yapılmayan bir tarla gibi kendi haline bırakırsanız, orada yabani otlar ve dikenler biter. Anne ve babalar da çocuklarının
kalplerini ve beyinlerini işlemeden kendi hallerine
bırakırlarsa, orada da istenmeyen huy ve davranışlar
baş gösterir.
Aydın olmak, modaya uygun kıyafetler giymek
veya kolalı yakalık ve modern şapka takmak değildir. Halk size, iyi bir ücret almanız ve akşamları
sözde okuma salonlarında iskambil ve domino oynamanız için okutup terbiye vermedi. Okumuşların hepsi ulusal zekâyı geliştirmek, ulusal vicdanı
uyandırmak, ulusal iradeyi güçlendirmek zorundadır.
Tarihte öyle milletler gelmiş geçmiştir ki, yiğitlikleriyle, ihtişamlarıyla gözlerimizi kamaştırırlar. Fakat bunlar sonunda, genel bir ahlak bozukluğunun kurbanı olmuşlardır. Ben sizi topluca çürümekten,
düşünsel bir uyanışa çağırıyorum! Kitabımın her
bölümünün, her sayfasının sonunda okurlarıma
şunu hatırlatmak isterim: Hayat yapıcılığına ne zaman başlıyorsunuz? Siz ey bay ya da bayan, hayata
borcunuzu ne zaman ödeyeceksiniz?