"Dedim ya işte, bocalıyorum. Yeniden yaşamaya başlamak kolay mı?"
~ACZ
Ahengi mavi bir huzurla bulup da kaybettim. Mavi huzurun ardından yaşamaya yeniden başlamak kolay mı?
Okuduğum bir kitabında, "Hayal etmeyen insan farz et ki yaşamıyor..." diyordu yazar. Ağır bir sözdü hayali olmadan yaşamaya çalışana... Sözün ağırlığının ardından; hayallerine tutunup da yol alan çocukluk zamanlarım geldi aklıma, imkansızlık nedir bilmeyen zamanlarım; imkansızlık, kendi ellerimden her hayalimin önüne set olana kadar geçen zamanlarım...
Hayal kurmayı, mavili bir huzurla bıraktım. Sonu gelmeyen yenilgilerimin ilkinde... Unutmuş olmalıyım; hayallerimin ,acizliğimle büyüyüp duran, imkansızlığının; Ol deyince Olduran'ın, "Ol!" demesiye yitip gideceğini...
(Kün fe yekün) "كُنْ فَيَكُونُ..."
" ...'Ol!' der ve olur" (Yasin Sûresi, 82)
Öyle ya umutsuzluk yakışmazken kuluna; kulun, umutsuzluk içinde imkansıza boyun eğmekle geçmemeliydi onca zamanı. Duası olmalıydı hiç vazgeçmediği... Öylesine değildi dua, bir emirdi!
"Rabbiniz şöyle buyuruyor: "Bana dua edin, size cevap vereyim..."(Mü'min Sûresi,60)
Kabulü olmasa dahi, cevabı olacağının sözü veriliyor ayette! Sabırsız bir çocuğun istediği ilacın; doğru ilaç olup olmamasına, belki de hiç ilaca ihtiyacı olmamasınaydı doktorun vereceği cevap..
İman ettik! Şafiî Olan'ın vereceği cevap en güzel olandı!
"(Ey Muhammed!) De ki: “Duanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin!..." (Furkan Sûresi, 77)
Dua... değeri, kıymetini en güzel şekilde verecek olandan almak; acizliğini bilip de yakarmak, ibadet etmek... Olsa da olur olmasa da deyip, öylesine istemek değil; gidecek başka bir kapı olmadığını bilip de yalvarmak, O'ndan başkasına sığınamamak!
Dua, mavili huzur..
Dua, vazgeçilmiş kurulu hayallerin