Şule

Şule
@birzerreden
Yeryüzünün öğretmeni, gökyüzünün öğrencisi…
MEB-Türkçe Öğretmeni
Yüksek Lisans (MDR)
Kütahya
Ankara, 29 Mayıs 1994
515 okur puanı
Aralık 2018 tarihinde katıldı
Yasın Tortusu
Yedi yıl önce en son bu vakitlerde duydum sesini. Çok tuhaf, ne konuştuğumuzu hatırlamaya çalışıyorum ama hatırlayamıyorum bir türlü. Tek hatırladığım sesindeki o garipliği sezişim ama hiçbir şey diyemeyişim. Olacaklar sessizce gelip yerleşir ya hep, dilin bağlanır, sözcükler susar, sadece yaşaman gerekir. Yaşamım en büyük susuşum oldu. Senden sonralarla başlayan dramatik anlatıları artık bir kenara bırakacak kadar büyüdüm sanırım, aşamam dediğim eşikleri başta çok acemi ama sonra zıplaya zıplaya atladım, acaba yaşasaydın nasıl olurdularla kafamda kurduğum milyonlarca senaryonun boğazımı yırtan taşını çıkardım. Günler, yıllar birbirini kovaladı da sana olan özlemim, kalbimdeki o delik hep aynı kaldı. Yokluğunla oluşan devasa boşluğumun etrafında yeni bir “ben” oldu. Başta çok çok büyük, zamanla azala azala koyulup kalan, benimle mezara girecek içimdeki yasın tortusu bu, kabul ettim ve bu tortuyu şefkatle sevmeyi öğrendim. Varlığın en büyük hediyeydi, yokluğun en büyük öğretmen. Her şey için çok teşekkür ederim. ❤️
Reklam
İnsan nedir deseler, bu fotoğrafı gösteririm sanırım. İçimizde kat kat odalar… Kimisi yıllardır dokunulmamış, tozlanmış perdelerle kaplı; kimisinde loş ışıklar yeni yanmış, kimisi de kim bilir belki bir gün yanar diye beklemekte. Havalandırmayı bekleyen ne çok odamız, renklenmeye ihtiyaç duyan ne çok duvarımız var. Ah! Her bir odamıza dokunabilmek mümkün olsa… Bir olsa!..
Kaçış...
Bazen karşımızdakini anlamadığımız için değil aslında onu çok iyi anladığımız için gitmek gerekir. Sömürücü sevgi anlayışınız karşısında kılını kıpırdatmamak yorucudur. Her şekilde kabul görmek isteyen kişi bunu bulduğunda kendini evinde hisseder ama bu duygu ona o kadar yabancıdır ki ne yapacağını bilemediği, bocalayıp durduğu cendereden çıkamaz. Sevdiği ama seçmediği, bir seçenek gibi yanında tuttuğu daldan olur. Bu kaçınılmaz bir sondur.
Küçüklüğümden beri tren yolculuklarına bayılırım. Dağların arasında aheste aheste süzülmek, kaybolmak içimdeki dinginliğe hep temas etmiştir. Düşünüyorum da içimde birikmiş tüm duygularımın arasında kıvrılmak, içlerinde kaybolmak ve tekrar kendimi bulmak sanırım benliğimin en sevdiğim bir parçası. Tüm kaybolup yeniden kendini bulma yolunda ilerleyenlere….Böyle çok güzelsin. 🤗
Desem ki...
Desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır. Rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor. Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini, Ormanların en kuytusunu sende görmekteyim. Senden kopardım çiçeklerin en solmazını, Toprakların en bereketlisini sende sürdüm. Sende tattım yemişlerin cümlesini. Desem ki sen benim için, Hava kadar lazım, Ekmek kadar mübarek, Su gibi aziz bir şeysin; Nimettensin, nimettensin.