Günümüz dünyası eylem ve duyguların temsil edildiği ve yorumlandığı bir tiyatro değil, mahremiyetin sergilendiği, satıldığı ve tüketildiği bir pazardır.
İnsanın neden güç uygulamaya eğilim gösterdiği sorusunu cevaplarken Foucault haz ekonomisine atıfta bulunur. İnsanların birbirleriyle ilişkilerindeki özgürlükleri ne denli fazlaysa ötekilerin davranışını belirlemeye duyulan arzunun da o denli büyük olacağını söyler.
Simmel şöyle devam eder: "cazibelerinin yüksek bir düzeyde kalmaları için en yakınımız olan insanların bile kısmen belirsiz ya da gözlenemez bir biçimde varolmaları gerekir."