Schopenhauer ünlü Alman bir filozof.
Bu kitabında en baskın kısım kesinlikle okumak üzerine olan kısım. Değersiz ve popüler kitapları okumanın, lafı çok dolandıran, bilgiyi geç veren ve size bir şey katmayarak ayrıntıya boğan kitapları okumanızın vaktinizi almaktan başka bir işe yaramayacağını söylüyor..
Doğrusunu söylemek gerekirse, okurken sürekli şunu düşündüm. "İnsanlar hep bilgi almak üzerine kafa patlatmak için kitap okumuyor, bazen kaçmak, bazen ruhu yumuşatmak için okuyor." Bu da aslında her kitabı okunabilir kılıyor, filozofumuz aslında bunların okunmasına çok karşı fakat okuyanında bu hususun farkedilmesi için okuması taraftarı..
Alman edebiyatına hakim olduğu için özellikle Almanca ve Grekçe dilleri üzerine bazı eleştiriler sıralıyor ve asla şaşmayan bir husustan bahsedip "güzel ve tam olarak açıklamayan kelimeler ve cümlelerle değil, anlaşılmaz ve karşısındakini aptallaştıran kelimeler ve cümle yapıları ile anlatıyorlar" diyerek biraz da bu hususta eleştiriyor..
Aslında daha fazla yorum kattığı hususlar mevcut ama gerisi okuyanın merak edip kendi yorumuna kalsın
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir kütüphane çok geniş olabilir fakat eğer düzensiz ise küçük ama derli toplu bir kütüphane kadar kullanışlı ve yararlı değildir. Benzer şekilde bir insan çok büyük bir bilgi yığınına sahip olabilir, fakat kendi kendisine üzerine düşünerek bu bilgiyi gerektiği gibi işlememişse, üzerinde tekrar tekrar ve uzun uzadıya düşünülmüş çok daha küçük bir bilgi miktarından daha kıymetsizdir.
Bir düşünce ifade edilir edilmez (ya da sözcüklerini bulur bulmaz) içimizdeki varlığını yitirir, yahut en derin anlamıyla keskinliğini ve ciddiyetini kaybeder.