Bu kısa ama sarsıcı roman, bir çocuğun sessiz çığlığını anlatıyor. Hikâye tek bir anlatıcıdan değil; çocuğun çevresindeki yetişkinlerin gözünden parçalar halinde ilerliyor. Herkes bir şeyler görüyor, bir şeyler hissediyor… ama kimse bütünü gerçekten görmek istemiyor.
Metin sade, cümleler kısa, ton neredeyse soğuk.
İşte tam da bu mesafe, okuru daha çok sarsıyor
Roman; ihmal, inkâr ve toplumsal körlük üzerine sert bir yüzleşme sunuyor. En çarpıcı tarafı ise bağırmaması sessizliğiyle vuruyor. Sayfalar ilerledikçe içinizde büyüyen huzursuzluk kolay kolay dağılmıyor.
Kısacık ama ağır bir kitap.
Fransa da yaşanan gerçek bir olay olması ayrı bir dehşet verici.
Bitirdiğinizde içinizde düğüm kalıyor.