Büşra

olacak, inşaAllah.
İslâm davetinin sadece bir inanç sistemi sınırları içerisinde kalmamasına; hayata yönelip, bireysel ve toplumsal hayata şekil verme amacı taşımasına karşı çıktılar.Onlara göre, İslâm bir inanç sistemi olarak Mekke’de var olabilirdi; ama mevcut yapıya müdahale edip sistemi değiştirmeye kalkışmamalıydı.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Müjde
Rûm suresinde Farslıların yenilgiye uğrayacaklarından bahsedildikten sonra; ‘O gün müminlerde Allah’ın yardımıyla sevinecekler’ denilmişti.Müminler bunu, Farslıların yenilmesi ve müşriklerin şımarıklıklarının açığa çıkması nedeniyle yaşayacakları sevinç olarak anlamışlardı.Fars ordularının yenilme haberi kendilerine ulaştığı zaman, kendileri başka bir şeye seviniyorlardı.Bedir’de müşrik Mekke ordusunu yenilgiye uğratmışlardı.O zaman anladırlar ki, Allah yıllar önce Bedir’de ki zaferin neden olacağı sevinçten bahsetmişti.
Halkı, tanrılarıyla(putlarıyla) alay edildiği bahanesiyle ayaklandırmak ise en kolay yoldu.Böyle olduğu içindir ki her çağda ve toplumda İslâm davetine ilk tepki verenler hep müşrik liderler olmuştur.Onlar kendilerine itaat eden ve ne söylerlerse yapan halka dönerek: ‘Pes etmeyin,yürüyün gidin, ilahlarınıza sımsıkı sarılmaya devam edin, yapılacak tek şey budur!’(Sâd, 38:6) veya ‘Sakın Tanrılarınızı terk etmeyin.Özellikle Vedd’i, Süva’ı, Yegûs’u, Yeûk’u ve Nesr’i bırakmayın.’ (Nuh, 71:23) demişlerdir.
Ne kadar da tanıdık!
Onlar, elbette ki Allah’ın varlığına inanıyor, evrendeki otoritesini kabul ediyorlardı. Ancak Allah bile olsa, yaşantılarına hiç kimsenin müdahale etmesini istemiyorlardı.Hayatlarının hesabını vermek istemiyorlardı.’Ben özgürüm ve özgürlüğüme kimseyi dokundurmam’ diyorlardı.Zira, o bazılarının ‘özgürlüğü’ sorumsuzluklarının meşruluğunu sağlıyordu.Bu sayede insanlar üzerinde sultalarını istedikleri gibi kurabiliyorlardı.
‘Akrabam olan kimselere İslâm davetini yaptığım takdirde, onlardan hoşuma gitmeyecek davranışlar göreceğimi bildiğim için sustum, davette bulunmadım.Ama Cebrail bana gelerek şöyle dedi; ‘Ya Muhammed! Eğer Rabb’inin sana emrettiği şeyleri yapmazsan, Rabbin sana azap eder.’