Günaydın
Özlüyorum. Bazen sabahın ayazında Kokunu duyuyorum rüzgara karşı... Bazen akşam güneşinde Gözlerini görüyorum dağların tepesinde. Seni özlüyorum, Evet seni. Bitmiyor bu özlem Dinmiyor acın. Yüreğimde saklı adın . Hatıralar sardı her yanımı, Yüreğim Adım adım çürümeye başladı...
Dünyanın en zor şeylerinden birisi de çeyiz yapmaktır asla eksik bitmiyor...
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Öyle toysun ki," diyorsun. Cümlen bitmiyor lakin ben bitiyorum zira anlıyorum, senin olgunluğuna toyluğum hiç yakışmıyor. "Öyle toysun ki asla yakalayamayacağın bir ritimde dans ediyor gibisin." Gözlerimde hissiyatı verilen bir doluluk var. Yaşta ne demek, gözlerimdeki doluluk, hayal kırıklığına uğramış bakışlarının yansımasından ibaret. Haddim değilde kırılıyorum, bir kere bile sevmemiş olmana beni.
“Nasılım biliyor musun Bildiğin gibi Bir ümit başlıyor her günüm Bitmiyor geceler”
Müzik
Aile kurmaya karşı değilim, ataerkil zihniyete karşıyım. Evliliğin yükünü neredeyse tamamen kadının omuzlarına yüklediğiniz için birçok kadın bu sorumlulukların altında eziliyor ve bu nedenle kariyerine yöneliyor. Evet, iş hayatında da zorluklar ve haksızlıklar var; ancak en azından verilen emeğin bir karşılığı bulunuyor. Evde ise çoğu zaman emeğin karşılığı nankörlük, sadakatsizlik, değersizleştirilmek ve her yükün altında ezilmek oluyor. Elhamdülillah, İslam'da aile kurmanın ne kadar önemli olduğunun farkındayım. Peygamber Efendimizin (sav) ümmetinin çokluğuyla övüneceğini bildiren hadisleri de biliyorum. Ancak Kur'an ve sünnetin bütününe uymak yerine, sadece işine gelen hükümleri öne çıkarmak kabul edilebilir değildir. Sürekli "Kadın erkeğe itaat etmeli, erkeğini mutlu etmeli" deniliyor. Peki neden İslam'ın kadına tanıdığı haklardan aynı hassasiyetle bahsedilmiyor? Kadın ev işlerini yapmak, çocuğunu emzirmek veya eve maddi katkı sağlamak zorunda değildir. Bunları yaptığında fedakârlık göstermiş olur. Buna rağmen bir kadın yardım istediğinde veya yükün paylaşılmasını talep ettiğinde neden dışlanıyor? Müslüman kadınların Batı'yı taklit ettiğini söyleyenlere de şunu ifade etmek isterim: Hayır, biz Batı'yı taklit etmiyoruz. Biz, İslam'ı kendi ideolojinize göre şekillendirip kadınlara karşı bir baskı aracına dönüştürmenize itiraz ediyoruz. Ben evlilikten korkuyorum. Hatta bazen bunun bir fobiye dönüştüğünü düşünüyorum. Çünkü ataerkil anlayışın hâkim olduğu örnekleri sürekli görüyorum. Bu yüzden kadınların kendilerini tamamen bir erkeğin merhametine bırakmaması gerektiğine inanıyorum. Ne yazık ki gördüğüm birçok örnekte, dindarlığıyla tanınan erkeklerin bile kadınlar söz konusu olduğunda adalet ve merhametten uzak davranabildiğine şahit oldum. Benim itirazım evliliğe
Diyorsun ki ‘’tamam şu eşiği de geçeyim sonrası düzlük’’ Düzlük sandığın yere geliyorsun, Bi bakıyorsun orası da yokuşmuş, Hiç bitmiyor...