8/10
·80 syf.··
2026 46. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 07:54
Sabah 5 sularında okumaya başladım, birkaç saat içinde bitirdim... Gözlerim dolu dolu kapattım son sayfasını. Bu kitap bana bir kez daha hatırlattı ki deprem birkaç dakika sürüyor; ama geride bıraktığı sessizlik, acı ve özlem yıllarca bitmiyor. Her sayfasında yüreğim sıkıştı. Okurken sadece bir hikâyeye değil, gerçek hayatlara tanıklık ettim. Çok etkilendim. İyi ki okumuşum... Orada Kimse Var mı? Ergül Laçinel
Orada Kimse Var mı?Ergül Laçinel · Ares Kitap · 202411 okunma
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 00:00
Bu kitap baştan sona bir hikâyeden çok bir hafıza çözülmesi gibi ilerliyor. Olayları takip etmekten ziyade, bir insanın kendi geçmişine bakarken nasıl parçalandığını izliyorsun. Net bir anlatıdan çok, zihnin içinden geçen kırık görüntüler var. 17 Haziran tam olarak dış dünyayı değil, insanın kendi içindeki çocukluğu, eksiklik hissini ve aile içinde kalmış yarım duyguları anlatıyor. Alex Schulman burada bir hikâye kurmaktan çok, geçmişin bugüne nasıl sızdığını gösteriyor. Kitabın en güçlü tarafı, küçük anların çok büyük duygular taşıması. Bir fotoğraf, bir ses, bir ev ya da bir sessizlik bile yıllar sonra insanın hayatını belirleyen bir şeye dönüşebiliyor. “Bedeni bütündü; yaşıyor gibiydi, ama ölüydü.” Bu tarz cümleler kitabın tonunu en baştan belli ediyor. Açıklamaya çalışmıyor, sadece hissettiriyor. Özellikle çocukluk bölümleri çok ağır bir duygusal zemin taşıyor. Geçmiş sadece hatırlanan bir şey değil, hâlâ içinde yaşayan bir şey gibi anlatılıyor: “İnsan öylece çocukluğunu arayıp da biraz olsun şanslı olmayı dileyemez. Hattı düşürebilirsin belki ama içeri giremezsin. Hazırlıklı olman gerekir; ne söyleyeceğini bilmen, bir planının olması gerekir. Bu anlamda dördüncü gün kritikti, bir dönüm noktasıydı. Çünkü yöntemin önemini o gün kavradım. ” Burada asıl mesele çocukluğu hatırlamak değil, ona ulaşmaya çalışmanın imkânsızlığı. Aile ilişkileri ise kitabın en kırılgan noktası. Sevgi, mesafe ve eksiklik aynı anda var. İnsan hem bağlı hem de uzak hissediyor: **__“1986 yazından bana ait tek fotoğraf vardı. Gölde bir sandaldayım. Arkada karanlık su, uzakta ev; kırmızı bir Lego parçası gibi. Gülümsüyor muyum, yoksa güneşte gözlerimi mi kısıyorum, bilmiyorum. Keskin hatlar, açık kahve gözler. Ben çocukken, annem en şefkatli anlarında “ancak bir annenin
İnceleme
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20261,216 okunma
Reklam
Lucky (laki) şanslı köpek
10/10
·493 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 17:56
"LUCKY" şanslı... O bir doberman. Duraktakilere göre dabırmın Çevresindekilerin ifadesiyle; sahip olmayanın pişman, sahip olanın çok daha pişman olduğu bir köpek. Onu " puşt, dalavereci, üçkağıtçı, yalancı" diye tanımlıyorlar. Bana göre köpeküstü bir varlık. Yazarın mizahı duygusunun arkasında melankoli var. İnsanın yapmaya meyilli olduğu şeyleri bir hayvanın asla yapmadığını bize gösteriyor. Kitabın mizahi yönü aslında insana inceden sitem. Hikayenin olay örgüsü tam bir matruşka Her katmanı açtığınızda yeni bir yüz, yeni bir ayrıntı, yeni bir konu beliriyor. Aç aç bitmiyor. Olaylar iç içe geçtikçe hem anlatanın hem de hikayenin iç dünyasında derinliklere doğru çekiliyorsunuz. Fena bir absürt mizah var. İsimler her an değişebiliyor. Olmayan olaylar bir anda oluverebilir. Okurken kendinizi kahkaha atarken bulabilirsiniz.Kitabın sonlarına doğru kaşınmaya hazır olun Lucky, Berduş ve Şirin Osman, Sami, Ertuğrul (Ferruh), Ender, Selahattin Kemoş, Canoş, Yaşar Yazıcı, Tahsin Baydur, Mücella Hanım, Kısmet (Gülseren), Elvan, Kazım Nasıl güzel bir ailesiniz siz Sonu her ne kadar üzse de Her kitabın ayrı mı güzel olur #Sezgin Kaymaz Sezgin Kaymaz Lucky
LuckySezgin Kaymaz · İletişim Yayınevi · 2018826 okunma
Hayalet kedi
7/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
Bütün yaşamını tek bir evin içinde geçiren ve dokuz canından yalnızca birini kullanmış olan bir kedinin hikayesi bu. Grimalkin, zamanı geldiğinde hayata veda ediyor. Ancak hikaye burada bitmiyor. Kalan sekiz canını değerlendirebilmesi için ona ikinci bir şans veriliyor ve tekrar dünyaya gönderiliyor fakat bu kez bir hayalet olarak. Her yeni canında farklı bir dönemde uyanan Grimalkin, yaklaşık 120 yıl boyunca insan dünyasında yaşanan değişimlere tanıklık ediyor. Bu değişimler bazen ilgisini çekiyor, bazen de onu epey rahatsız ediyor. Üstelik bu yolculuk sırasında tarihin çok iyi bildiğimiz isimleriyle de karşılaşıyor. Bir kedinin gözünden insanlık tarihinin değişimini izlemek oldukça eğlenceli ve farklı bir deneyimdi. Özellikle kedilerin kendilerine özgü bakış açısının hikayeye yansıtılması kitabı daha keyifli hale getirmiş. Peki kimler okumalı? ️Kedi severler ️Kısa ve akıcı bir okuma arayanlar ️Çerezlik ama keyifli kitaplar okumaktan hoşlananlar ️Tarihi olaylara farklı bir açıdan bakmayı sevenler Hayalet Kedi Alex Howard The Kitap Yayınları
1000Kitap
Hayalet KediAlex Howard · The Kitap Yayınları · 202694 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 25. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 16:50
Bu nasıl kitap????? Serinin ikinci kitabı, kaldığı yerden devam ediyor. Olaylar hiç bitmiyor, hep yeni bir durum ortaya çıkıyor. Bu arada Lana ve Logan aşkı da son hız devam ediyor. Bu kadar cinayetin, kanın içinde aşk okumak da tansiyonu dengeliyor. Ve ikinci kitap da yine çok akıcı, bazı yerlerde Lana duygularımıza tercüman oluyor sanki. Bölümler aynı şekilde sıkmadan, seri bir şekilde ilerliyor. Vaktim olunca birinci kitaba göre daha kısa sürede okudum. Kitap çok fena bir yerde bitti, acilen 3.kitaba başlamalıyım.
Mindf*ck 2: SekteS. T. Abby · Artemis Yayınları · 202674 okunma
8/10
·504 syf.··
2026 9. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 17:50
Büyüdüğü yere geri dönen bir gazetecinin hikayesi ile başlıyor kitap. İşten çıkartılmış, boşanmış ve sevgilisine sürpriz yapıp yeni bir hayata başlamak için Yenikent’e dönen bir gazeteci. Eski arkadaşları ile yeniden yakınlık kurmaya çalışması, katil peşinde koşması ve gazete içindeki ego savaşları her şey çok güzel anlatılmış. İlk günden kendisini bekleyen sürprizler ile hikaye katmanlanarak açılıyor. Neredeyse her karakterin ağzından ayrı ayrı dinlediğimiz olaylar bütünü. Son sayfalara kadar taşlar yerine oturmuyor ve sürükleyiciliği bitmiyor.
Edebiyat
Sonra Gözler GörürHikmet Hükümenoğlu · İthaki Yayınları · 20251,325 okunma
Reklam
Reklam