Puan vermedi·96 syf.··
2025 28. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Ekim 2025 11:28
Neymiş Bu Yapı? Ateş Bakan Yeşil sahanın içinden siyah pabuçlu adamları çıkarmalıyız. Çünkü top oynarken müdahale ediyorlar Yorum yapmadan anlatılanlar yazılmış İtiraflar olduğu gibi yazılmış Federasyonun siyaset ve mafyadan temizlenmesi lazım Ali Palabıyık, Alanya maçında Galatasaray’a kırmızı kart gösterdim hakemlik hayatım bitti Senin tahtan kapalı külliyeden onay gelmiyor deniliyor Fenerbahçe, son kale Kendi başkanını kendi seçebilen, stadını kendi yapan, transferini kendi yapan takım FB 3 Temmuz 2011 şike davası yılında FB, 1- 5 dalda şampiyon oldu 2- 2-Avrupa’nın en fazla gelir kazanan 20 kulübü arasına girdi 3- Borsada değeri GS, BJK, TS toplamından fazla oldu Bünyamin Gezer, Muslera’ya kırmızı kart gösterince hakemliği bıraktı Ondan sonra kimse Muslera’ya kırmızı kart gösteremedi. 2013 Aziz Yıldırım son Kaleyi bırakmadı. Başkan seçildi Okan Buruk “bu penaltıyı veren hakem bir daha burada maç yönetemez” Rasim Ozan Kütahyalı “GS’nin kayırılmasını sağladık. 3 temmuz olmasaydı GS bitmişti” Ali Palabıyık “GS’ye kırmızı kart gösterdim hakemliğim bitti” Serkan Çınar Kemal Yılmaz Penaltı antrenmanı yapan GSliler, Okan, Umut, Burak,… anlatan Selçuk İnan Erdoğan Bayraktar, AKP Bakanı, “TS için çok ince ayar çalışma yapıyoruz” 2013 FB başkanlık seçimlerinde Bilal Erdoğan bizzat gelip oy kullandı. Adayı Mehmet Ali Aydınlar kazanamadı. Aziz Yıldırım kazandı
Neymiş Bu Yapı?Ateş Bakan · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20253 okunma
8/10
·132 syf.··
2020 118. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 09 Ekim 2020 22:32
Akıl hastaları.. Halk dilinde ise “Deliler” olarak bildiğimiz herkes gibi olmayan insanlar... Herkes gibi değil diye onları bu şekilde ötekileştiriyoruz. Ama onların bizden bir eksiği yok, hatta fazlaları var. Beyinleri bizimkiler gibi çalışmıyor. Bizden farklı şeyleri düşünüyor, olaylara farklı pencereden bakıyor, bizim onları garipsediğimiz gibi onlar da bizi garipsiyorlar. Bir akıl hastasının şu sözü bence olayı özetliyor; “İlaçları beni tedavi etmesi için almıyorum, çünkü bende tedavi edilmesi gereken bir rahatsızlık yok. Benim çevremdeki herkes deli olduğu için, ilaç onlara uyum sağlamama yardımcı oluyor.” Bu kitap ise, 1961-1964 seneleri arasında Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesinde çalışan Bedia Tuncer’in, hastaların tuttuğu günlüklerde veyahut bir kağıt parçasında bulunan şiirleri toplarlamasıyla oluşmuş. Akıl hastası yazınca olağanüstü şeyler bekliyor olabilirsiniz, ama üzgünüm; yok. Farklı farklı konularda şiirler var içinde. Hatta birisi üç büyüklere (GS, FB, BJK) şiir bile yazmış. Akıllarından neler geçiyor? Bizler gibi sıradan şeyler mi düşünüyorlar? Duyguları bizlerden daha yoğun mu hissediyorlar? Bunu anlamak için ya oturup karşılıklı sohbet etmemiz gerekir ya da yazdıklarından onları tanımaya çalışmamız. İlk seçenek sanırım biraz zor, huzurevi değil sonuçta hastaneler. İkinci seçenek daha ulaşılabilir olduğundan kitabı okumanız bu yönde etkili olacaktır.
İniltiKolektif · Matbaa Teknisyenleri Basımevi · 19641,576 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ronaldinho > Messi > Ronaldo | GS > Fb
10/10
·342 syf.··
Beğendi
·
2020 72. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2020 13:30
Sitede kitaplarından alıntılarına sıklıkla rastgeldigim yazarın, okuduğum ilk kitabı oldu. Yazarın az lafla çok şey anlatan üslubuna mizah unsuru yer yer eklenince futbolla ilgilenenler için eğlenceli bir kitap ortaya çıkmış diyebilirim. Yazar, her Uruguaylı gibi bir futbol tutkunu olduğunu, kitabın başında, dünyanın dört bir yanına dolaşarak "Tanrı rızası için, güzel bir maç lütfen."[Bunu özellikle Süper Ligi izlerken söylerim ama sonuç birkaç istina mac dışında değişmez] şeklindeki arzusuyla; kitabın sonlarında 2010 Dünya Kupası'nda "Dünya Kupası başladığında evimin kapısına üzerinde "Futbol Nedeniyle Kapalıdır" yazan bir levha astım." diyerek gösteriyor. Yazar, kitabını Dünya Kupalari üzerine bina etmiş; her Dünya Kupası'nı anlatmadan önce o esnada dünyada yaşanılan önemli gelişmeleri kısa ve öz şekilde ifade etmiş. Bunlardan özellikle, iktidara geldikten sonradan itibaren hiç değişmeyen "Miami'deki güvenilir kaynaklardan gelen haberlere bakılırsa Fidel Castro her an devrilebilirdi." şeklindeki verdiği bilgi beni güldüren başlıca unsurlardan biriydi. Her şeyin değiştiği dünyada, ABD'nin Castro'yu indiremeyişi hiç değişmiyor. Yazarın kendisinin de Uruguaylı olması sebebiyle özellikle futbolun Latin Amerika için önemini rahatlıkla görebiliyoruz. Öyle ki, Brezilya'da hastanenin, okulun olmadığı bir yer bulma imkanı olduğunu ancak bir futbol sahasının olmadığı bir yer bulmanın imkansız olduğu, Pelé'nin 20 yaşında bir efsane olduğunda Brezilya hükümetinin onu milli servet ilan ederek yurtdışına satılması yasak etmesi, 1950 Dünya Kupası finalinde Maracana'da Uruguay'a kaybedilen finalin açtığı yaranın sızısının her Brezilyalı için daimi olduğunu, Uruguay'ın güzel futboluyla kazandığı dünya sampiyonluklari ve halkın bir olup buna sevinmeleri gibi birçok örnekle bu
Spor
Gölgede ve Güneşte FutbolEduardo Galeano · Can Yayınları · 2017313 okunma
Puan vermedi·192 syf.·
2017 7. kitabı
Tümer Metin'in Zonguldak, Samsunspor, BJK, FB, Yunanistan ve Milli Takım dönemlerini anlattığı otobiyografik kitabı. Dünyada çokça örneği olan ama Türkiye'de pek fazla rastlamadığımız bir şey yapmış Tümer ve kendi hikayesini anlatmış. Tümer bizde yani Samsunspor'da 4 sezon oynadı. Burada parladı, yıldızlaştı. Kitapta doğal olarak en çok 1997-2001 dönemi ilgimi çekti. Ismail başkanın yazdığı bir mektubu da paylaşmıştı kitapta. Kitap ise hayranı olduğu Metin Tekin'den alıyor adını. Bence türünün başarılı bir örneği olmuş.
Metin OlmakTümer Metin · Doğan Kitap · 201657 okunma