beyza

10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
Kitap 45 yasinda bir sigorta pazarlamacısı olan George'un gözünden (hayır kendisi değil) 1. Dünya Savaşı öncesi, savaş dönemi ve sonrasını anlatıyor. Savaş öncesi çoğu kişiye sıkıcı gelebilir ama o kısımlar savaşın insan hayatını ne derece değiştirdiğini görmek açısından önemli bence. Savaş sonrası dönem aslında tam olarak savaşsız diyemiyoruz tabii ki. Zaten yaklaşmakta olan bir savaş daha var ve Orwell'in kaleminden bu savaşın ayak seslerini okumak çok keyifli. İlk bölümde George karakterini tanıyoruz daha çok. Ikinci bölümde savaş öncesi dönem anlatılıyor. Üçüncü bölüm savaş sonrası dönem; bu bölümde insanların yaklaşan savaşa ne kadar kayıtsız kaldığı, ortaya çıkan faşizm akımı hakkında ne kadar bilgisiz olduklarının üzerinde durulmuş. Sonraki bölümlerde George savaş öncesi hayata duyduğu özlem dürtüsüyle eski yaşadığı kasabaya gidiyor. Ama orada onu tanıyan kimse kalmamış, eski alışkanlıkları körelmiş, savaş burayı da elinden geçirmiş. Tabii ki büyük bir hayal kırıklığı üzerine bastırdığı tüm duyguları gün yüzüne çıkıyor. Endişe, yalnızlık hissi, savaştan kalan anılar... Kitabın adı "Boğulmamak Için" çünkü George'un yapmaya çalıştığı şey buydu. Eski anıları hatırlamak "boğulmamak için su yüzeyine çıkmak"tı. Aslında hepimizin yapmaya çalıştığı hemen hemen bu ama kitapta da gördüğümüz gibi geçmiş bizi hiçbir şeyden kurtarmaz. Hatta bazen bir kaşık suda boğabilir. Dante'nin dediği gibi "Mutlu günleri anmak acılı günlerde, acıların en büyüğü".
Boğulmamak İçinGeorge Orwell · Can Yayınları · 201510,6bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!

beyza

, bir kitap okudu
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
George Orwell
7.3/10 · 10,6bin okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2026 2. kitabı
Kitap ilk bakışta kapitalizmden sosyalizme geçişin başarısızlığını anlatan bir distopya gibi görünse de, aslında çok daha derin bir sistem eleştirisidir. Birçok kişi bu eseri genel bir komünizm eleştirisi sanıyor ama yanlış. Orwell burada doğrudan Stalin dönemini ve devrimin nasıl bir diktatörlüğe evrildiğini hedefe alıyor. Kitabı tam anlamıyla kavrayabilmek için 1917 Rus Devrimi'nin aktörlerini bilmek gerekiyor. **spoiler Kitabın bence en sarsıcı kısmı, domuzlar ile insanların aynı masada kağıt oynayıp zaferlerini kutladıkları o son sahneydi. Hayvanlar dışarıdan içeriye bakarken artık kimin domuz, kimin insan olduğunu ayırt edemiyorlar. Bu sahne, "günün sonunda kazananın hep elitler, kaybedenin ise hep halk olduğu" gerçeğini yüzümüze çarpıyor. Tüm bunların yanında aslında kitap bize şunu fısıldıyor: Güç, kimin eline geçerse geçsin "kirletir". Dün ezilenin bugün gücü ele geçirdiğinde kendinden zayıfı ezmekte hiçbir sakınca görmemesi, sadece siyasetin değil, günlük hayatın da acı bir gerçeği maalesef. Yine de kitapta da olduğu gibi bunu en çok siyasette görüyoruz; teoride mükemmel olan vaatlerin pratiğe döküldüğüne kaç kere şahit olabildik? Yani diyeceğim şu ki "iyi yönetim biçimi" veya "kusursuz ideoloji" diye bir şey yoktur; yalnızca iyi niyetli yöneticiler ve en önemlisi, domuzların vaatlerine kanmayacak kadar bilinçli halklar vardır. Aksi halde, düşmanın değiştiğini sandığımız her zaferin sonunda aslında hiçbir zaman aynı tarafta olmadığımızı fark ederiz "Siz gidin artık Düşman dağıldı dedikleri bir anda Anlaşılıyor Baştan beri bütün yenik düşenlerle Aynı kışlaktaymışız" -İsmet Özel
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,7bin okunma
10/10
·576 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Kitap, Hasan Sabbahin dini öğretilerle fedailerinin beyinlerini nasıl yıkadığını anlatıyor. Nizamülmülk suikasti öncesi fedailere haşhaş verilerek Fedailer, Hasan Sabbahin eğittiği hurilerle süslenmiş cennet bahçelerine sokuluyorlar. Böylece Sabbahin gerçekten de elinde cennetin anahtarını tutan bir peygamber olduğuna inanıyorlar.. Eser aslında sözde dünya düzeni için dinlerin kullandığı yöntemleri ağır bir şekilde eleştiriyor. Ve kitabın en çarpıcı noktalarından birisi; erkekler askeri bir eğitimle yüceltilirken kadınlar fedailerin cennete kavuşacağı inancını pekiştirmek için huri olarak yetiştiriliyor. Yani kadınlar bu inancın bir fantezisi bir nesnesidir:) Cenneti hak eden erkeklere bir ödül olarak sunulurlar. Kitabı okuyunca Hasan Sabbahin korkulan bir suikastciden çok daha fazlası olduğu anlaşılıyor. O inancı bir hedef değil hedefe giden bir araç olarak kullanan ilk insanlardan biriydi belki de. Ve bunu o kadar detaylı ve soğukkanlı bir şekilde yaptı ki insan bugün bile hayret ediyor. Kitabı lisede falan okumuştum ama hala çoğu detay aklımda yani dili anlatimi baya sağlam. Herkes okuyabilir bence
Düşünce
AlamutJames Boschert · Yurt Kitap Yayın · 20125,9bin okunma