Fakat kalbim Rabbimin sağır olmadığına emindi, bir karıncanın bile ayak seslerini işiten O, benim kırık dökük kalbimi de duyar. Niçin hüzünlü olmalıydım ki?
Bir ipe tutunup derin bir kuyudan çıkmaya çabalıyor gibiydim. Bunu o zaman fark edememiştim ama daha sonra anlayacaktım. Tıkanışlar yaşıyordum ve tutunacak tek ipim sabırdı.
Bazen akışına bırakmak gerekir yaprakları, suyu, mevsimleri, olayları ve insanları. Bazen yola teslim olmak gerekirdi sahiden. Yolun aktığı yöne güvenmek.
Duygularımı anlatan bir mektup yazdım. Doğrusu, mektup ona hitap etmekten çok beni anlatıyordu; fakat yazmak kendimle ve duygularımla aramdaki mesafenin netleşmesine yardımcı olmuştu.