B.

Puan vermedi·112 syf.·
2026 1. kitabı
Cebir ve kader konusunun biraz da yüzeysel anlatmış ama nihayetinde vardığı noktadaki tespitlerine kesinlikle katıldığım yazar. Hayatımızın ne kadarında cebirdeyiz ne kadarı bize verilmiş iradeye bağlı bilemiyoruz. Sanıyorum ehli sünnete uygun olan da bunun araştırılması değil emir ve yasaklara ağırlık vererek ALLAH'ın rızasını gözeterek yaşamaktır. Bu cebir ve kader meselesi tam anlamıyla gayb ve bu yüzden derinlere inenin hata yapacağına ve gaybı taşlayacağına inanıyorum.
Cebir ve Kader ProblemiEbu'l A'lâ el-Mevdudi · Hilal Yayınları · 200542 okunma
Reklam
4/10
·192 syf.·
2025 6. kitabı
İçinde alıntı yapılabilecek güzel sözler olsa da kesinlikle dikkat edilmesi gereken çok tehlikeli fikirler empoze ediliyor. Çocukların bu kitabı okumasını asla önermem. Örneğin Vahdeti Vücud felsefesi gibi bazı batıl itikatlar çocuğun zihnine girebilir. Her şeyin bir şey olması gibi... Kitabı okuduktan sonra kişisel menkıbelerimiz için yola düşme fikri gelebilir ama kader böyle bir şey değil. Varoluşumuzun tek nedeni de ALLAH Tealayı tanıyıp onun emir ve yasakları doğrultusunda kulluk etmektir. ALLAH'ın lutfuna mazhar olmuştur o kişi ki Rabbinin merhametli, şefkatli, kendisini sürekli gözeten ve daima onun hayrını isteyen olduğunu biliyordur. Emir ve yasakların kendisi için en güvenli ve en huzurlu istekler olduğunun farkındadır. Böyle bir ALLAH'a kulluk yapmak da dünyadaki en değerli 'kişisel menkıbedir.' Çünkü hem dünyada hem ahirette huzurlu bir hayat sürmektedir. Çocuklarımızın bilinçaltının böyle kitaplarla zehirlenmesine izin vermemek en güzelidir. Her işaret izlenmez, her rüyanın ardına da düşülmez. Akıl bir nimettir. Temiz akıl da, Kur'an ilmine sahiptir. Akıllı olan rüzgarın savurduğu her şeyin peşine düşmez, rüzgara göre hareket etmez. Temkinlidir, basiret sahibidir. Ve nihayetinde, "Böyle bir ALLAH'a kulluk yapmak da dünyadaki en değerli 'kişisel menkıbedir." Vesselam...
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,5bin okunma
Puan vermedi·143 syf.·
2024 3. kitabı
Bismillahirrahmanirrahim. Fareler ve İnsanlar. Ben incelemeyi şimdiki güzergahım üzerinden yapacağım, herkes gibi... Kitabı okuyunca insanların ruhlarındaki derin yalnızlığı görüyoruz. Saf da olsa bir insanla, hatta bir köpekle sohbet edebilmenin ne büyük nimet olduğunu...Güzel, çirkin, zengin, fakir demeden insanın en büyük ihtiyacının muhabbet olduğunu...İnsanın omuzlarını düşüren, kalbini kıran en büyük sebeplerden birisinin de yalnızlık olduğunu... Buradan bizi Yaratan Rabbimize gitti düşüncem. Ne merhametli imiş dedim; akrabalık bağlarını kesmemizi hiç istemezken; bunu yasaklarken, yalnız kalmamızı istemiyormuş aslında. Bir parça sohbetin, ihtiyacın olduğunda güvenilir bir insandan gelen yardımın, insan fıtratında paha biçilemez önemini bizi Yaratandan Rabbimizden başka kim bilebilirdi ? İslamın güzelliğini gördüm kitapta; ruhbanlık, yalnızlık, yalnız dağ başına çekilmek gibi adetlerin olmayışını. İslamın cemaat dini oluşunu. Komşunu bile görüp gözetmesini, yolcuya, açıkta kalana, fakire, yoksula, herkese el uzatışını, adeta kucaklamasını. Hak din. İnsanın fıtratını bildiğinden Rahmet Eden (c.c.), emir ve yasaklarını da lehimize göre ayarlamış merhametinden. Kitabın içindeki yalnızlıktan, güvensizlikten İslamın huzurlu, muhabbet taşan sokaklarına attım kendimi. Gülümsemek sadaka diye gülümseyenler çıktı karşıma, İlk Selam veren daha faziletli diye Selam vermekte yarışıyorlardı adeta. Muhacir, ensar kardeş edilmişti. Kimse mağdur edilmemiş, yalnız bırakılmamış. Zencisi, kölesi dışlanmamış, aksine mücevher olmuş da gönlümüzde Bilâl-i Habeşî gibi Efendi olmuş. İyiki Rabbim, iyiki rahmet edip İslamla şereflendirdin, değerli gördün, değerli kıldın biz acizleri...
Fareler ve İnsanlarJohn Steinbeck · Varlık Yayınları · 1995211,5bin okunma