Yalnız kalmak, terk edilmek, unutulmak... Bunların hangisinden daha çok korkuyorum?
Belki de unutulmak en kötüsü.
Yalnız kaldığımda bir yerlerde birinin beni düşündüğünü hayal edebilirim hep.
Terk edildiğimde özlendiğimi, o kişinin yaptığından pişman olduğunu hayal edebilirim.
Unutulduğumda ise hayal edecek hiçbir şey bulamam. Sanki bu dünyada hiç var olmamışım gibi... En kötüsü de beni unutan kişiye öfkelenmem söz konusu bile olamaz, çünkü o bunu bilerek yapmamıştır ki.
Bahçemde yaz sıcağında kızıllaşmış gül ağacının üstünde pembe bir nokta. Son gül, olağanüstü güzel, hemen fark ediliyor, hüzünlü ve güzel, tıpkı yalnız bir kadın gibi. Kısa bir süre sonra onu kesecekler, yalnız günleri bir tomurcuk vazosunda son bulacak.
İnsanoğlu yalnız olmayı sevmez. Çiçeğin açmak için nasıl güneşe ihtiyacı varsa insanın da gelişmek için başka insanların sıcaklığına ihtiyacı var. Yalnızlık insana zor gelir, yalnız kalan insanın canı sıkılır.