Birinci gün
bütün düşüncelerini bırakıp
nefesindeki ürkekliği sardın tenime
önünde uzanan adımlarına yabancı
başkasına ait karanlık yola
acemisi olduğun cesaret kumaşını
büyük bir ustalık ile kuşanıp
üzerinde durduğumuz gelecek kısrağına
ilk güçlü darbeyi indirdin.
artık Tanrıça masumiyet örtüsünü
Şeytana vermeye hazır.. İkinci gün
sabahın getirdiği ılık huzurun
dudaklarından dökülen sesinle bütün olduğunda,
hayatın ağzımda bıraktığı acı tadın yerini
Tanrıçanın meme ucundan sızan
aşk şelalesinin kirlenmemiş tadı kapladı.
ardından kurduğum hiçbir cümlenin olgunluğu
karşımda sergilediğin doğal görüntünün
kıyısında biriken kum tanelerinin bile
üzerinde gezinemeyecek kadar
acemi ve çaresiz kaldı.
Şeytan masumiyet örtüsünü
gecenin bakire karanlığına teslim etti.. Üçüncü gün
günahlarına seyahate çıktığın,
uykunu bedenimi seyrederek katlettiğin gecenin
sessiz sabahına gözlerimi araladığımda,
önümde sergilediğin pürüzsüz kadınlığına
takıldı bakışlarım.
beraberinde tenimin altında
küllerinden tekrardan hayat bulan