Sana bu mektubu, kafamı daha rahat ve bedenimi daha dinç hissettiğim bir vakitte yazmak isterdim. Artık böyle bir vakit yok. Hayatın ceplerini düşünmek yüzünden kafa rahatımızı ve hayatın çöplerini taşımak yüzünden dinçliğimizi çok erken yaşlarda kaybetmeye başlıyoruz.
Her seferinde sanki ilk kez duruyormuş gibi duruyor zaman. Hatıralarım silikleşmiş, arzularım çölleşmiş, heveslerim tükenmiş bir halde, kuşkuyla kendimi inceliyorum; çok eskiden yaşamış bir başka adamın, yeri belli olsun diye etrafına çizgi çekilmiş gölgesine benziyorum.