"Ah o evler! Geçirgen duvarların tanık olduğu beşik gıcırtıları, bir savaşın baştan yenik kadınları, bahçelerde ay ışıyınca günüsü tenlerinizle serin yatağınızda girdiğinizde artık duş bile kuramadığınız gecelerde direnen bedeninizde yorgunluk acıları duyardınız. Gördüğünüz işlerin yükleri altında inleyen damarlarınızın isyanlarına bırakırdınız kendinizi. Geçirgen duvarlar bazen ağlamanızı, bazen ninnilerinizi getirirdi bana. İç geçirmelerinizi... Sizin türkülerinizdi onlar."
"Cumhuriyet kadını öyle Afet Hanımların, Halide Hanımların bıraktıkları noktada değil. Kadın hep tabi olandır bizde. Bir başına karar veremeyen, hep kuytuda çiçeğini açan, bazen de açamayan bir varlık... Hepsi olmasa da çoğu öyle işte. Bakma onların benzerleri olan öteki kadınlarla bir araya geldiklerinde bağırıp çağırmalarına, bakma kahkahalarına. Onlar bir an için koca buyruğundan, tokadından, küfründen ve azarından yalancı kanatlarla uçmaya yelteniştir."