Kitabı okurken kendimi Nolan'ın ''Memento'' filmini izliyor gibi hissettim. Parçalanmış hikayeler ve ayrı bölümlerle karakterlerin geçmiş yaşamlarına yolculuk ve sonunda bu hayatların ortak bir noktaya varışıyla bitişi. Her şey tadındaydı.
Başta ve sonda Camus dokunuşları hoşuma gitti. Bunda Camus'e olan özel sevgimin elbet de yeri vardır.
Yalnızca insanın kendisi üzerinde odaklanıp egosunun esiri olarak kendini gözlemlediğini, hiçbir tehlikenin tehdidi altında olmadığı halde sürekli savunmaya geçtiğini söyledi.
Kendi içine kapanmış olmakla onca yıl kaybetmiş olmanın korkusuydu bu, yaşlılık ve ölüm üstüne üstüne gelirlerken zamanın ne kadar çabuk geçip gittiğini anlamanın korkusuydu.