Yine de sonunda eline geçen şey, ıpıssız bir yalnızlıktı. Bu yalnızlıktan hoşnut olduğu bugün -aslında bu yalnızlıktan hoşnutluk duymaktan başka çaresi olmadığının farkına vardığı bugün- yirmi yıl öncesine dönüp baktığında, ona eziyet eden o ortaokul binasının, o zamankinin aksine güzelim gül rengi şafakta uzandığını görüyor. Elbette yalnız bahçedeki kavaklar eskisi gibi, o kasvetli gür dallarında ıssız rüzgârın sesini ağırlıyor.
"İnsan yapısındaki çelişkiler, onun ne ölüme ne de sonsuzluğa bir türlü dayanamadığını gösteriyor. Sonsuzluk da ölüm kadar ürkütücü bir gerçektir. Sonsuzluk, yalnız Allah'ın dayanabileceği bir güçlüktür."