Rezalet Bir Çeviri
Puan vermedi
Kitabın çevirisi aşırı özensiz, kötü ve hatta hatalı. Ayrıca metinde çok ciddi bir eksiltme de var; yaklaşık %30 - %40 arası bir kırpma söz konusu. Çevirmen berbat bir iş çıkarmış. Bunu herhangi bir yapay zekaya - hatta Google Çeviriye bile çevirtip okumaya kalksak daha iyi sonuç alırız. Çeviriden birkaç örnek vermek istiyorum. 1-) Orijinal kitaptan bir cümle: "The garden was overgrown, full of red-flowering oleanders and with Asiatic pines round a ruined fountain." Türkçe çevirisi: "Sütunlarla dolu bahçe ise oldukça bakımlı görünüyordu. Harap olmuş bir çeşmenin etrafı çeşitli çiçeklerle doluydu." Burada "overgrown" derken = yani bahçedeki otlar büyümüş, yabani otlar sarmış, BAKIMSIZ kalmış diyor. Bunu "Bakımlı" olarak çevirmek için gerçekten kötü ve yanlış çevirmeye çaba harcamış olmak lazım. 2-) Orijinal dilde bir betimleme: "...with moving wrinkles under them as though the whole lower part of his face were on a hinge." Yani karakter konuşurken yüzünün alt kısmının / çenesinin, bir menteşeye bağlıymış gibi hareket ettiğini söylüyor. Bu zihinde kolayca canlanabilen çok güzel bir görsel betimleme. Ama Türkçe çevirisi: "Zeki gözlerinin altında kırışıklıklar görülüyordu." 3-) Kırpılmış paragraflardan bir örnek: "The Street of Tombs lies outside the walls of Pompeii. It leads from the Herculaneum Gate, descending a shallow hill like a broad trough of paving-blocks between a footway on either side. Cypresses stand up over it, and make this street of the dead seem alive. Here are the burial-vaults of the patricians, the squat altars hardly yet blackened to ruin. When this man heard his own footsteps there, he felt merely that he had got into a neglected suburb. The hot, hard light shone on paving-stones worn to ruts by cartwheels; on grass sprouting in cracks, and
Yeşil KapsülCarter Dickson · Akba Yayınevi · 19766 okunma
7/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 34. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 23 Mart 2026 00:00
Dikkat spoiler içerir. Albay olarak ordudan ayrılan Yazarın Kozmik oda soruşturması kapsamında yaşadıklarını anlattığı güzel bir araştırma eseri. Eski adı ile Özel Harp Dairesi, yeni adı ile Seferberlik Tetkik Başkanlığında çalışırken 2009 yılında bir şüphe üzerine komutanı Servet Yörük tarafından başka bir albay B. K. Takibi görevinde iken Aralık 2009 yılında polisler tarafından Çukurambar'da kelepçelenmesi, Savcı Mustafa Bilgili'nin olay yerine gelmesi, bu sırada cebinden kağıt düşmesi ve bu kağıt ile ihbar telefonu kapsamında Bülent Arınç'a suikast planlama iddiasıyla ifadesinin alınması, tutuksuz yargılanmasına rağmen 5 sene boyunca teknik ve fiziki takibe maruz kalması anlatılıyor. Mustafa Bilgili ve Hakim Kadir Kayan'ın Kozmik odada inceleme yapmak için mücadelesi, komutan Selahattin Kısacık'ın belgeleri tutanak tutup teslim etmemesi, 3.5 sene boyunca savcının bir şey yapmaması, Albay ve diğer şüphelilerin şüphede arınacak delillerini dosyaya eklememesi, Kadir Kayan'ın kozmik odada 11 ve 16 nolu odada yaptıkları, TEM polislerinin bilişim uzmanını etkilemeye çalışması anlatılıyor. Bilgisi 17-25 sonrası davayı başka bir savcıya devredince ihbar telefonunun bile sahte olduğunu ortaya çıkması, ama 2013'te kozmik odaya giren savcının TÜBİTAK personeli ile beraber olması gerekenden daha çok imaj alması ve kopyalaması, yeni gelen savcının bunu tutanak altına alması, sonradan bu eski Savcı ve hakimlerde Bylock olduğunun ortaya çıkması, çoğunun hapis yatması anlatılıyor. Servet Yörük'ün personelini savunmaması, 2013 yılında Albay Muharrem Köse ve Necdet Özel'in savcıya kozmik oda için izin vermesi, bu süreçte sürekli sürülen Yazarın çektiği çileler, atandığı yerlerdeki personelin onlara şüphe ile yaklaşması anlatılıyor. O dönemi merak edenlerin mutlaka okuması gereken
Kozmik AlbayErkan Yılmaz Büyükköprü · Kırmızı Kedi Yayınları · 2020440 okunma
Reklam
6/10
·786 syf.··
2020 4. kitabı
1929’da kurulan Annales Okulu’nun kurucu üyelerinden Marc Bloch’u ilk defa okudum. Aslında ‘Annales Okulu’ kitabını da çok merak edip edinmeme rağmen, ‘Feodal Toplum’u nedense öncesinde okudum. Metne 2019’da başlayıp İstanbul macerası aniden pörtleyince -asıl sebep tuğla kadar kalın oluşu idi- yanımda götürememiştim. Kitabın girişinde, aynı zamanda metninin çevirmeni Mehmet Ali Kılıçbay’ın önsözü birçok şeyi açıklar nitelikte, kısalığına rağmen. Bloch’un dili cidden ağır ve anlatım tarzı biraz yorucu, Kılıçbay da vurguluyor bunu. Feodal Toplum yapısını, başlık başlık ve iki bölüm halinde ele almış. İkinci dönem, bizim daha çok gördüğümüz, daha alışkın olduğumuz şekliyle aktarılmış. İlk bölümde, oluşma aşamasını, gelişimini ve olay örgülerini tuhaf hikayelerle aktarıyor. Cidden tuhaf, çünkü bir sürü adı sanı duyulmamış kişilerin “bilinir” gibi yazılması canımı sıkmadı değil. Sosyolojik kitapların, Sanat Tarihi kitapları kadar Ortaçağ’ı güzel yansıtabildiğini düşünmüyorum. Tek umudum, her konuda uzman Umberto Eco’nun editörlüğünü yaptığı Ortçağ dörtlemesi sanırım. Eco’nun tarihçi ve sanat tarihçisi kimlikleri lezzet katmıştır eminim. Feodal Toplumu okumak için, ülkelerin eski zaman ismine bakmaya dikkat edin, ben yanımda bir çizelge çıkarıp öyle okudum, aksi halde karışıyor. Özellikle Merovenj Dönemi (Marcel Proust’ta söz eder bu dönemden) ve Karolenj Dönemini okuyup öyle başlayın. Çeviri ile ilgili sıkıntılar da mevcut. Doğu Batı standında bir çalışanla sohbet ederken, Foucault’nun “Kelimeler ve Şeyler”inin çeviri sorunu olduğunu, tekrardan çevrilmesi gerektiğini söylemişti, çevirmen yine Kılıçbay!
Feodal ToplumMarc Bloch · Doğu Batı Yayınları · 201587 okunma
Puan vermedi·376 syf.··
2026 4. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2026 07:20
Merhaba arkadaşlar; Elimden bırakmadan polisiye roman okuyayım diye okuduğum bu kitapta bunu yaşayamadım. Gerek çeviren kaynaklı kelimelerin yanlış yazılımı gerek olayları bağlayamamam bende iyi bir izlenim bırakmadı. Zorda olsa kitabı tamamladım. Benim tarzıma uygun değil...
1000Kitap
Herkes ÖlürLawrence Block · Oğlak Yayıncılık · 200534 okunma
7/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2026 22:20
Geçtiğimiz aylarda birazcık “reader’s block” (okuma engelli ) oldum ve sahalara dönmek için kitap bakınırken Sade Bir Hayat’ı yine farklı bir kitap profilinde gördüm. Kitap şiddetle öneriliyordu. Yazarın modern dünyada kaybolmamaya çalışırken yazma yolculuğunu kendisinden okuduğum bir kitap. Okuma anlamında kolay bir tür olmasına rağmen ikinci bir kere elime almayı düşünmem. Metin su gibi akıp gidiyor ama benim için sıkıcıydı. Beni reader’s block durumundan eylemsel olarak biraz kurtarmış olsa da mental olarak kendinizi içine bırakabileceğiniz bir kitap değil. Belki de adıyla paralellik taşısın diye yazarın cümlelerine çok sade bir anlatım tarzını seçmesiyle birlikte okuruna fazla bir şey katmamasından kaynaklanıyor olabilir. Yüksek bir beklentiye girdiğimden olsa gerek bu kitap bana biraz hayat kırıklığı yaşattı. Kapak tasarımı dışında ve 30dan fazla dile çevrilen uluslararası çok satan … ibaresi dışında herhangi bir çekiciliği yok malesef.
Sade Bir HayatHwang Bo-reum · Athica Yayınları · 2025736 okunma
10/10
·480 syf.··
2026 3. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2026 16:29
Harry Potter serisinin üçüncü kitabı Azkaban Tutsağı; hikâyeyi yaşatan kurgusu, gerçek dünyayı unutturan etkileyici atmosferi, bağ kurulan karakterleri ve giderek derinleşen olay örgüsüyle yine keyifli ve heyecan verici bir macera sunuyor. İhtiyaç duyan büyücülerin yardımına koşan Hızır Otobüs, Remus Lupin’in etkileyici karakteri, Çapulcu Haritası, Hermione’nin gizemli davranışları, hipogrifler, zaman akışıyla oynanan sahneler, yıllar sonra açığa çıkan sırlar ve Harry’nin ailesinin geçmişine dair önemli detaylar; bu kitabı serinin güçlü ve eğlenceli halkalarından biri hâline getiriyor. Yaz tatilini ve Dursleyler’in evini yine vurucu bir olayla geride bırakan Harry, Hogwarts’taki üçüncü yılına hazırlanmaktadır. Ancak bu kez büyücüler dünyası ciddi bir tehdit altındadır. On iki yıllık esaretin ardından Büyücü Hapishanesi Azkaban’dan kaçan azılı katil Sirius Black, büyük bir korku ve kaos yaratmıştır. Harry’nin çevresinden duyduklarına göre Black, Voldemort’un en sadık hizmetkârıdır ve şimdi de Harry’nin peşindedir. Sihir Bakanlığı, olağanüstü güvenlik önlemleri alarak Hogwarts Şatosu’na Azkaban Muhafızları olan Ruh Emiciler’i yerleştirir. Görevleri Sirius Black’i bulmak ve yok etmektir. Ancak Ruh Emiciler, başta Harry olmak üzere herkes için ciddi bir tehdit oluşturan, karanlık ve ürkütücü varlıklardır. Hermione ve Ron ile birlikte olağanüstü hikâyeye adım atan Harry, gizemli geçmişinin bir katmanını daha aralayacağından henüz habersizdir. fazi ve Murat Ç ile birlikte okuduğum Azkaban Tutsağı’nı bu kez Scholastic Inc.’in MinaLima edisyonundan okudum. Hem sayfa kalitesi hem de ilüstrasyonlarıyla son derece etkileyici ve çarpıcı bir baskı olduğunu, okuma sürecinden büyük keyif aldığımı rahatlıkla söyleyebilirim. Sırada, aynı yayınevinin Harry Potter and the
Harry Potter The Prisoner of AzkabanJ. K. Rowling · Bloomsbury Childrens Books (MinaLima Edition) · 202342,3bin okunma
Reklam
Reklam