Şule

Stoacılar muazzam insanlardı, ama öğretileri daha iki bin yıl önce donmuş, bir damla ileriye gidememişti. Pratik ve geçerli olmadığı için ilerleyemezdi de. Bu öğreti sadece, her türlü öğretinin tadına vararak ve üzerlerinde kafa patlatarak ömür tüketen küçük bir kesimde başarı yakalamıştı. İnsanların büyük bir çoğunluğu öğretiyi anlamamıştı bile. Zenginliğe, hayatın sağladığı rahatlıklara kayıtsızlığı, acıyı ve ölümü küçümsemeyi vaaz eden bu öğreti, büyük çoğunluk için tamamen anlaşılmazdı, çünkü bu çoğunluk ne zenginliği ne de hayatın sağladığı rahatlıkları tatmıştı. Acıyı küçümsemek onlar için hayatı küçümsemek anlamına geliyordu. Onlara göre insanın bütün varlığı açlığı, soğuğu, hakareti, yokluğu hissetmek ve ölüm karşısında Hamlet gibi korku duymaktan ibaretti. Bütün bir hayat bu duygulardadır. Hayatın yükü altında ezilebilir, ondan nefret edebilirsiniz, ama onu küçümseyemezsiniz. Evet, tekrar ediyorum, stoacıların öğretisinin hiçbir zaman bir geleceği olamaz. Gördüğünüz gibi yüzyılın başlangıcından günümüze mücadele, acıya karşı duyarlık, uyarılara karşı tepki verebilme kabiliyeti gelişimini sürdürüyor.
Sayfa 38 - Ivan Dmitriç·Kitabı okudu
Reklam
Tek bildiğim, tanrının beni sıcak kandan ve sinirlerden yarattığı. Evet! Bir organik doku eğer canlıysa her türlü uyarıcıya karşı tepki vermelidir. Benim yaptığım da işte budur! Acıya karşı bağırarak, gözyaşlarımla cevap veririm. Yapılan alçaklıklara öfkeyle, iğrençliklere ise tiksinti duyarak tepki gösteririm. Bana göre bu, hayatın ta kendisidir. Bir canlı ne kadar basitse o kadar az duyarlıdır ve uyarılara karşı daha zayıf karşılık verir.
Sayfa 38 - Ivan Dmitriç·Kitabı okudu
Gökten düşen melek, muhtemelen diğer meleklerin henüz tatmadığı o yalnızlık duygusunu arzuladığı için tanrıya ihanet etmişti.
Sayfa 51·Kitabı okudu
Önyargılar, gündelik yaşantımızdaki bütün bu pislik ve iğrençlikler gereklidir, çünkü bunlar gübrenin kara toprağa dönüşmesi gibi zamanla faydalı bir şeye dönüşür. Kökeninde pislik barındırmayan iyi bir şey dünya üzerinde bugüne kadar görülmemiştir.
Sayfa 16·Kitabı okudu
Satürn'ün Halkası (Gustav Meyrink)
Zira dünyada, budalaların tabiriyle "kalıcı" olan her şey hayaletti daha önce. Görünsün ya da görünmesin hayaletti, katılaşıp maddeleşen hayalet sadece. Bu nedenle güzel ya da çirkinde, yüce, iyi ya da kötüde, gizli ölümle birlikte yürekteki sevinçte ya da gizli sevinçle birlikte yürekteki ölümde, ne olursa olsun, hepsinde daima bir nebze hayalet vardır.
Sayfa 29·Kitabı okudu
Reklam