Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Gece belli etmeden çöküyordu ve biz daha onu fark edip nereden çıktığına şaşmaya vakit bulamadan güneş yeniden tepemizde yanmaya başlıyordu. Ve yalnızca yeni gelen bataryalardan öğreniyorduk çarpışmanın üçüncü güne girdiğini ve derhal unutuyorduk bunu: Sanki aynı başlangıçsız ve bitimsiz günün içindeydik, kah karanlık kah parlak, ama yine anlaşılmaz, yine kör. Ve hiçbirimiz korkmuyorduk ölümden, çünkü ölümün ne olduğunu anlayacak durumda değildik.
İlk kez tam da burada hissettim bunu. Apaçık anlamıştım: Güneşin parıltısı altında ses çıkarmadan yürüyen, yorgunluktan ve aşırı sıcaktan canlılıklarını yitiren, yalpalayan ve düşen bu insanlar deliydi. Nereye gittiklerini bilmiyorlar, güneşin neden var olduğunu bilmiyorlar, hiçbir şey bilmiyorlar. Omuzlarının üstünde baş değil, acayip ve korkunç küreler var.