Ama sen bütün bunları istemiyordun zaten; nankörlük, aşırılık, başkaldırı, hainlik ve çılgınlık olarak niteliyordun. Yani bir yandan örneklerin, anlattıkların ve utandırmalarınla insanı buna özendiriyor, diğer taraftan aşırı sertlikle yasaklıyordun.
Kendi eylemlerime güvenimi yitirmiştim. Sebatsız ve kararsızdım. Yaşım ilerledikçe, değersizliğimin kanıtı olarak önüme sürdüğün malzeme büyüyordu; gitgide bir bakıma gerçekten haklı çıkıyordun.