Şayet insan, böyle bir varlığın görevlerini geçici olarak yerine getiren, pantolon giymesini, konuşmasını bilen ve bu bilgi akışında gerçeği kurnazca gizlemesini beceren bir insan değil de gerçekten bir insansa, daima serbest olmak ister.
Akıllı olur olmaz, zamana, onun sırlarına ve gücüne göre kendini aciz ve acınacak bir halde hissetmeye başlayacak, düşüncenin hudutsuz ve hiç sönmeyen ateşinde küçücük bir kıvılcım olduğunu göreceksin! Aslında sen, aklın değeri karşısında, kolayca şöhrete ulaşabilirsin, fakat akıllı bir insanın şöhrete ihtiyacı yoktur. Sonra, insanlara öğretmek ve bütün öğrettiğin şeyler için sorumluluğu da omuzlarına yüklenecektir.