Yn

Bir gün Halife Harun Reşid, Behlül Dana'ya sorar: - Hırsızlık etmenin cezası nedir? Behlül Dana der : - Eğer hırsız, hırsızlık etmeyi kendine iş edinmişse eli kesilmelidir. Yok eğer aç kaldığı için yapıyorsa, halifenin eli kesilmelidir..
Din
Reklam
Birileri sizin gibi İslami altyapısı olan bir aileden gelmiyor olabilir. Size verilen nimetler onlara verilmemiş olabilir.Sizin doğuştan sahip olduğunuz imkanları onlar tırnaklarıyla kazıyarak kazanmak zorunda kalabilir. O yüzden kendine bakıp başkasını kınama. İşine ve içine bak güzel kardeşim...
Din
Sosyal Medya Kullanma Dersi Öncelikle şu âyetleri bir daha okuyalım. Nur Suresi 16 ve 19. Âyetler, Hucurat Suresi 6 ve 11.âyetler, Tekasür Suresi 8.ayet. Şimdi şu talimatlara dikkat ederek sosyal medyayı kullanabiliriz. 1. Sosyal medya güvenli bir yer değildir. 2. Sosyal medya duaların ve bedduaların en çok kabul edildiği yer değildir. 3. Kimse profilindeki dindarlık ile kazançlı çıkmayacaktır. 4. Aile albümü, evlilik albümü, romantik resimlerin saklandığı bir yer değildir. (şimdiye kadar hiç kimse kendi evinde bana aile albümünü göstermedi. Ama sosyal medyada hepsi huzurumda malesef) 5. O şimdi mutlu, üzgün, iyi hissediyor, kötü hissediyor, ilişkisi başladı, evlendi, yuvarlandı, yan döndü, amuda kalktı vb. Şeylerin yazılacağı bir yer değildir. 6. Falan lokantada yemekte, falan sofrada içmekte, falan mahallede gezmekte, falan ile birlikte yazarak sadece kıskandırırsınız. 7. Canım ile gezmeye gitti, kızım ile yürüme yapıyor, oğlum ile tatilde diye paylaşım yapmayın. Canısı ile gezemeyen, babası ile küs olan erkek ve kız çocukları kendi yaşadıkları dünyadan nefret ederler. 8. Her haberi, resmi, video ve bilgiyi paylaşmanın. Kişiye günah olarak duyduğu, okuduğu her şeyi anlatması, paylaşması yeter. ...
Din
"Eskisi kadar konuşasım yok, ne hissettiğimden bahsedesim yok, hiç kimseyi merak etmiyorum, hiçbir hararetli konuşmayı dinleyemiyorum, hiçbir şey ilgimi çekmiyor. Kendimle yalnız kalmak iyi gelecek ama kendimi de bulamıyorum."🥀
Suskun
İngiliz Kamburun Hikayesi İngiltere’ de büyük bir holdingin önünde, bir kambur köşeye kurulmuş bir büfede döner satmaktadır . Holdingin sahibi de her sabah ve akşam gelip geçerken kambura: -"Günaydın kambur , iyi akşamlar kambur , nasılsın kambur , işler nasıl kambur ? “ diye seslenir. Senelerce devam eder bu durum. Sonra bir sabah “ Günaydın kambur “ der yine holding sahibi. Onca yıl buna ses etmeyen Kambur ; döner bıçağını çekip iş adamını öldürür. Hiç bir avukat Kambur’un savunmasını yapmak istemez. Kambur’unda ağzını bıçak açmaz, hapiste idam kararını bekler. Fransa’da olayı duyan bir avukat İngiltere’ye gelerek Kamburun savunmasını üstlenir... Mahkeme heyeti toplanır. Herkes ayağa kalkar söz savunmadadır. Fransız avukat ( şimdi hayal edin avukatı ellerini masaya yavaş yavaş vurarak ve tek tek kelimeleri seçerek) yargıça döner. “Saygı değer Yüksek İngiliz mahkemelerinin yargıçları, size Yüksek Fransız saygı değer mahkemelerinin yüksek yargıçlarının sevgi ve saygılarını getirdim." Hakime döner “ Yüksek İngiliz mahkemelerinin saygı değer hakimleri size yüksek Fransız mahkemelerinin sevgi ve saygılarını getirdim." Savcıya döner “ Yüksek İngiliz mahkemelerinin saygı değer savcıları size yüksek Fransız Saygı değer mahkemelerinin savcılarının sevgi ve saygılarını getirdim “ Jüriye döner ve... Hakim hiddetlenerek sert bir şekilde masaya vurarak, “Yeter be Adam ! Savunmana geç “ der... Avukat da “ Aman efendim ben size ne dedim ? Hakaret etmedim , küfür etmedim , siz neden hiddetlendiniz ? Beni susturup bağırarak , iki saniye daha dayanıp beklemediniz ,sevgi ve saygı getirdiğim halde rencide ettiniz beni”der... Bakın müvekkilim senelerdir taşıdığı kamburu , iş adamı tarafından günün düzenli ve belirli saatlerinde hatırlatılarak ona daha da ağır bir yük haline
Hikaye
Reklam