"Benim için aşk kalmaktır;
mevsimler değişse bile gökyüzü gibi kalmak.
Benim için aşk yazdır
ama âşıklar kaybolduğunda kışın soğuğudur da.
Benim için aşk bahardır
ama âşıklar tutunamadığında sonbaharın dökülüşüdür de.
Aşk sadece gökkuşağı ve güneş değildir,
aynı zamanda gökyüzü ve fırtınadır.
Benim için aşk kalmaktır;
mevsimler değişse bile kalmak.
Bir gün eve döndüm ve kimse yoktu.
Gün gürültülüydü;
sessizliğe ve sükûnete ihtiyacım vardı
ama aynı zamanda yaslanacak bir omuza.
Bir anda duygular damarlarımdan aktı
ve bir tsunami gibi gözlerimden dışarı taştı.
Saatlerce ağladım.
Pencerenin yanında bir ışık gördüm ve ona doğru gittim.
Ayı ilk görüşüm değildi
ama o kadar güzeldi ki acımı unuttum
ve gözler de yağmur yağmayı bıraktı.
Bir gün aya bakarsın,
ertesi gün ayı ararsın,
sonra bir gün gelir, ayla konuşursun
ve yavaş yavaş gece artık korkutucu olmaktan çıkar.
Pencere, ihtiyacı olan âşığa açılan bir kapıya dönüşür.
“Biliyorsun, bazı insanlar için mesele sadece ay değildir;
aynı anda bir başkasının da uyanık olduğunu bilmektir.”
Derler ki ay seni de terk etti, öğle vaktinde.
Ben derim ki,
"Gerçek şu ki, o gün gelmeden çok önce, onun geçmişte ne yapmış olursa olsun ve gelecekte ne yapabilecek olursa olsun hepsini çoktan affetmiştim. Benim için bu bir seçim değildi.
Bu aşık olmaktı."
-Outlander