Handenur Kaya

Handenur Kaya
@bluehande
Atatürk Üniversitesi
28 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı

Handenur Kaya

, bir kitap okudu
Puan vermedi·68 syf.·
2024 5. kitabı
Stefan Zweig
7.6/10 · 266,3bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Filistin benim meselem değil
"Filistin benim meselem değil." Şu cümleyi o kadar çok duydum ve okudum ki son zamanlarda. Özellikle Doğu Türkistan üzerinden bunun yapılması çok acınası fikrimce. Bana kalırsa şimdiye dek Doğu Türkistan da senin meselen değildi. Filistin için dünya ayaklandı, sonrasında öğrenildi bir yerlerde kardeşlerimizin zulme uğradığı. Son zamanlarda ise birileri kalkıp her iki zulüm arasında kıyas yapmaya başladı. Ne oldu peki düzeldi mi her şey? Daha öncesinde Doğu Türkistan'daki kardeşlerimiz "Ya tutun elimizden ya da gardaş demeyin bize!" ifadesini kullanmışlardı. Bu söz benim odamda, kitaplarımın arasında bana eşlik etti şu ana dek. Ben Doğu Türkistan'ı ilk o beğenmediginiz, umursamadığınız insanlardan duydum. Onların bir şeyler yapmaya çalıştığını gördüm. Hem Filistin'i hem de Doğu Türkistan'ı dava olarak görmüşlerdi. Şimdilerde "onlar da sizin kardeşiniz"diyip Doğu Türkistanı anlatmaya çalıştığınız insanların zaten gündemindeydi hatta hep davasıydı Doğu Türkistan. Sadece sizin gündeminize yeni oturdu bu konu. Ve gündeminize getiren de yine Filistin. Çünkü bu kez dünya ayaklandı. Şimdi kalkıp zulmü kıyaslayınca bir şeyler düzelmiyor ya da Doğu Türkistan'a ses olmuyorsun. Kalk ve dünyaya haykır. Bir günlük, bir yıllık meseleler değil bunlar. Yılların meselesi. Kalk sen de yıllarını ver. Ama hayır Filistin gündemden düştüğü an Doğu Türkistan da senin gündeminden düşecek. Nerden mi biliyorum bunu çünkü sana bu iki zulüm anlatılırken banane diyip dinlemeyi reddediyordun. Şimdi biraz vicdanını rahatlat. Ama yine unutacaksın ve yine onlar hatırlayacak.
İnsan ve Hayat
Silinecek Bir Anı
Kafamda bazı olayları canlandırmak, hatırlamak çok tuhaf hissettiriyor. Müthiş bir şey hamd olsun ama arada sırada çevremde göçüp giden insanları da anımsatıcı olabiliyor. Biraz tefekkür edince onlara dair sahip olduğum tek şeyin anılar olduğunu görüyorum. Ama ben de bir anı olduğumda o anılara ne olacak sorusu geliyor aklıma. Ve sanırım bu gece deneyimlemiş olduğum rüyada da bunun yani bir gün "silinecek bir anı" olmanın nasıl hissettirdiğini azçok öğrenmiş oldum. Bir yerleri ölü olarak tekrar ziyaret edip oralarda hatıralar bırakmış aynı zamanda kendisinin de bir hatıra olduğunun bilincinde olmak gerçekten insana çok şey sorgulatıyor. Sadece bir anı olarak kalmak ve birgün o anılara sahip olanların da bu dünyada olmayacağı gerçeği çarpınca insanın yüzüne o zaman bir şeylerin anlamsız olduğuna kendini ikna ediyor. Sonra da şu ayetin ürpertici gerçekliği ile kendisini ebeden ve ezelen yalnızca Allah'ın bileceğini ve hatırlayacağını fark ediyor: "İnsanın üzerinden, henüz kendisinin anılan bir şey olmadığı uzun bir süre geçmedi mi?" Bu yüzden bize böyle bir değeri bahşettiği ve bizleri kul olmaya layık gördüğü için Allah'a hamd olsun. Hiç kimse tarafından hatırlanmazken ve hatırlanmayacakken bizi kendi katında hatırlanmaya değer kılan Allah'a hamd olsun.
Duygu ve Düşünce
Selamün aleyküm arkadaşlar beni bilen bilir şu ana dek sosyal medya araçlarını birçok kez Filistin'de olanları aktarabilmek adına kullandım. Ne kadar etkisi oldu, ne kadar anlatabildim bilmiyorum. Lakin artık bir başkaldırı olması, bir şeylerin sözde kalmadığını görmek bizleri mutlu ediyor. Sakın ha bu savaş yanlısı olmak gibi algılanmasın 70 yıldır süren bir zulümden bahsediyoruz. Geç bile kalınmış bir başkaldırı bu. Şimdi gördüğüm bir iki haberi sizlere açıklama gereği duydum öncelikle sivil halk konusu. Belki bilirsiniz İsrail'de kadın erkek farketmeksizin herkes askerlik yapar ayrıca silah kullanmayı da bilir. Hem bu bahsettiğim şeyin sadece erişkin bireylerle alakası yok aynı zamanda çocukluktan itibaren tanklarla, silahlarla tanıştırılıp karşılarında bir Müslüman varmışçasına vurmak gibi şeyler zihinlerine yerleştirilen Yahudilerden bahsediyoruz. Bu yüzdendir ki "sivil halk"tabirinden pek de bahsedemeyiz yine de çocukları ve yaşlıları her zaman öyle görürüz. Özellikle kadınlardan bahsetmiyorum çünkü İsrail kadınları savaşa hazırlıklı birer erişkin bireylerdir. Şimdi asıl meseleye gelmek istiyorum sağda solda özellikle de "Türklük" adı altında daha Doğu Türkistan'dan dahi bihaber olan sözde barış yanlısı arkadaşlara bir iki lafım var. Filistin'e cihatçı katil gibi damgalar vurmaya çalışıyorlar (yabancılar da dahil) ama zamanında Suriyeliler için "savaşsalardı ülkelerinde" demeyi de biliyorlar. Birileri kendi toprağında zorla bir yaşam savaşı veriyorsa senin bunu savunman, en azından kendinle çelişmemek adına susman gerekir. Sırf bazı ideolojilere beslediği nefret sebebiyle hayatında birkez olsun zulüm gören insanlar için iki kelam etmemiş biri de kalkıp İsrail'i savunmasın bana hele hele binlerce Filistinli çocuk şehit olmuşken savaş hukukundan, barıştan hiç