Nasıl olur da bir düşteki mahrem deneyim kolektif olarak yaşanabilirdi? Öyleyse, ruhun tekliği neredeydi? Ama cevabı olmayan sorular neye yarar. Bir şey kesindi: Binlerce sığınmacı aynı gece boyunca, sayılmayacak kadar çok çeşitlemeleriyle hep birden aynı düşü görüyordu. Sığınmacılık rüyası: 20. yüzyılın ikinci yarısının en tuhaf olgularından biri.