"...Canım bilirsin, sanıyorum lisede 'inek' derler böylelerine. Teknik Üniversite'de de "kuş" diye çağırırlarmış çalışkan öğrencileri. Böyle garip kuşlara iyi gözle bakılmaz; hele bir de ders kitaplarının dışında bir şeyler okumaya kalkarlarsa... en azından kurulu düzen bozulur diye korkulduğu için hiç acınmaz bunlara. Böyle ukalalara hemen haddini bildirir kalabalık: Bu kuşlar arkadaşlık yuvasından atılır. Onun için kimse "kuş" ya da "inek" görünmemeye çabalar. Aman çalıştığım anlaşılmasın, aman insanlığıma leke sürülmesin.(...) Okullarda her sınıf ikiye ayrılır böylece." dedi profesör; "Herkes kendi toplumunda yaşar: iki ayrı millet gibi. 'Kuşlar' da ötekileri küçümser tabii." Güldü. "Şu iki milleti aynı bayrak altında toplayabilseydik, belki biz de bilim savaşında bazı toprakları ele geçirebilirdik."