Kitabı elime ilk aldığımda genç bir erkeğin nasıl bir roman yazdığına dair endişelerim olmuştu. Becerebilmiş midir diye geçirmiştim aklımdan. Fakat sonradan çok başarılı bir kitapla karşı karşıya kaldığımı fark ettim. Başta konuyu pek anlayamasam da zamanla bizi arkadaşlıklarına , samimiyetlerine ortak eden başkarakterlerimize çok bağlandım. Hatta öyle sevdim ki onların dostluğunu aralarındaki şeyin aşk olduğunu düşünmek istemedim. Zaten onlarda bunun olmadığını defalarca yüzümüze vurdular. Mesajcı konusunda ise aklıma bin bir türlü isim geldi acaba hangisidir diye günlerce düşündüm. Kitapta sevemediğim bir kaç detayda var elbette : bana kalırsa arkadaşlıklarının o kadar sağlam gösterildikten sonra bir anda bozulması fazla dikkat çekiciydi. Böyle olmamalıydı diye düşündüm çoğu zaman aralarına kimse bu kadar kolay girememeliydi. Sonlara doğru konu bambaşka bir hal aldı ve ben o sevdiğim dostluğu göremez oldum. Bundandır ki ikinci kitabı almak için hayli tereddüt ettim. Bence 18 yaşına kadar okunabilecek çok güzel bir kitap. Tabi ikinci kitabının çok daha güzel olduğunu duydum. Yazarımıza başarılarının devamını diliyorum çok güzel bir kitaptı.