Zamanın bir anında, annem senin başına gelenleri öğrenip olayın ağırlığıyla sarsılırken, ben herhangi bir günmüş gibi çimenlerin arasında koşuşturup duruyordum. Başka bir anda, başkaları öğrendiğinde annem bilmiyordu. Yine başka bir anda, senin annen öğrendiğinde başka hemen hiçkimse bilmiyordu.
Demek ki zamanın bir anında, sen ölmüştün ama kimseciklerin haberi yoktu. Sen bir başına, kimsenin ruhu duymadan, suların arasında gözden kayboluyordun.
Bunu düşünmek, inanılmaz bir yanlızlık duygusu uyandırıyor.