serap

📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Nedir Gravity’s Rainbow? Neden Gravity’s Rainbow?
Merhabalar, öncelikle bunun bir kitap incelemesi olmayacağını belirtmem lazım. Sadece Türkçeye henüz çevril(e)meyen bu takozun hakkındaki çokça bilinen – ülkemiz dışında tabii- şeyleri toparlayıp benim neden bu işe bulaştığımı açıklamaya çalışacağım bir parça. Gravity’s Rainbow ya da benim çeviride kullandığım adıyla Yerçekimi Gökkuşağı (Gerçi Gökkuşağı’nın Çekimi de deniyormuş galiba, bilemedim.) Thomas Pynchon’un 1973’de yazdığı üçüncü romanı. Başlarda bunun roketlerle alakalı bir 2.Dünya Savaşı romanı olarak düşünebilirsiniz. Hatta yazar hakkında en ufak bir fikri olanlar kitabın paranoyak bir kurgu olabileceğini de iddia edebilir. Bazı bilim kurgu manyakları (Üst insana evrilmeden önce böyle bahsediliyordu kendilerinden) da 73 yılında Nebula ödülüne aday gösterilmesi nedeniyle kitabın bilim kurgu ya da fantastik bir roman olduğunu söyleyebilir. Hiçbiri yanlış değil, ama doğru da değil. Ama önce yazardan başlayalım isterseniz. Yazardan başlayalım evet, ama küçük bir sorunumuz var: Pynchon’ın kim olduğunu tam olarak bilmiyoruz. Hatta Thomas Pynchon diye biri gerçekten var mı diye soranlar bile var. Evet, var. Sonuçta Antik Yunan döneminde ya da I. Elizabeth İngiltere’sinde yaşamıyoruz. Bir takım kanıtlar var elimizde , ama bunlar bir UFO dosyasından hallice. Thomas Pynchon, edebiyat dünyasının J.D. Salinger ile birlikte en büyük "münzevisi". 1963’ten beri hiçbir röportaj vermemiş, tek bir fotoğrafı çektirmemiş. Elimizde sadece gençlik yıllarından kalma birkaç siyah-beyaz fotoğrafı var. Bir de Simpsons dizisine konuk olduğunda başına bir kese kağıdı geçirmiş hali. Gazeteciler onu bulmak için Meksika’nın dağ köylerine, New York’un kuytu sokaklarına bakmışlar. Hatta bir dönem, Pynchon’ın aslında J.D. Salinger olduğu, Salinger’ın bu isimle daha çılgın kitaplar
Edebiyat
serap isimli okura yanıt verildi
serap
Erhan Özdemir hocam sizin üzerinde çalıştığınız çeviriden okuyarak ilerleyebilir miyim peki?
Nedir Gravity’s Rainbow? Neden Gravity’s Rainbow?
Merhabalar, öncelikle bunun bir kitap incelemesi olmayacağını belirtmem lazım. Sadece Türkçeye henüz çevril(e)meyen bu takozun hakkındaki çokça bilinen – ülkemiz dışında tabii- şeyleri toparlayıp benim neden bu işe bulaştığımı açıklamaya çalışacağım bir parça. Gravity’s Rainbow ya da benim çeviride kullandığım adıyla Yerçekimi Gökkuşağı (Gerçi Gökkuşağı’nın Çekimi de deniyormuş galiba, bilemedim.) Thomas Pynchon’un 1973’de yazdığı üçüncü romanı. Başlarda bunun roketlerle alakalı bir 2.Dünya Savaşı romanı olarak düşünebilirsiniz. Hatta yazar hakkında en ufak bir fikri olanlar kitabın paranoyak bir kurgu olabileceğini de iddia edebilir. Bazı bilim kurgu manyakları (Üst insana evrilmeden önce böyle bahsediliyordu kendilerinden) da 73 yılında Nebula ödülüne aday gösterilmesi nedeniyle kitabın bilim kurgu ya da fantastik bir roman olduğunu söyleyebilir. Hiçbiri yanlış değil, ama doğru da değil. Ama önce yazardan başlayalım isterseniz. Yazardan başlayalım evet, ama küçük bir sorunumuz var: Pynchon’ın kim olduğunu tam olarak bilmiyoruz. Hatta Thomas Pynchon diye biri gerçekten var mı diye soranlar bile var. Evet, var. Sonuçta Antik Yunan döneminde ya da I. Elizabeth İngiltere’sinde yaşamıyoruz. Bir takım kanıtlar var elimizde , ama bunlar bir UFO dosyasından hallice. Thomas Pynchon, edebiyat dünyasının J.D. Salinger ile birlikte en büyük "münzevisi". 1963’ten beri hiçbir röportaj vermemiş, tek bir fotoğrafı çektirmemiş. Elimizde sadece gençlik yıllarından kalma birkaç siyah-beyaz fotoğrafı var. Bir de Simpsons dizisine konuk olduğunda başına bir kese kağıdı geçirmiş hali. Gazeteciler onu bulmak için Meksika’nın dağ köylerine, New York’un kuytu sokaklarına bakmışlar. Hatta bir dönem, Pynchon’ın aslında J.D. Salinger olduğu, Salinger’ın bu isimle daha çılgın kitaplar
Edebiyat
serap
Bu kitap ile kıyas edilemez elbette ama kendi ölçeğimde bu tarz bir hissi Solaris ile yaşamıştım. Benim için birkaç gömlek yukarıda olsa da günün birinde okumak isterim. Elinize sağlık çok güzel açıklamışsınız. 🙏🏼
Edebiyatı, yalnızca senin kutsal gördüğün isimlere biat etmek sanan bu sığ fanatizm; asıl "at gözlüklü mağara"nın tam kendisi. Bir yazarın çok satması ya da "toplumsal sancı" iddiasıyla kalem oynatması, o yazarın her okurun zihin dünyasına hitap etmek zorunda olduğu anlamına gelmez. Asıl kof elitizm; başkalarının okuma tercihini "cehalet" veya "marjinallik" etiketiyle aşağılamaya çalışmaktır. Kimse senin "ağır taş" dediğin isimlerin altında ezilmek zorunda değil; herkes kendi süzgecinden geçeni okur. Senin o "devasa boşluk" dediğin yer, aslında senin putlaştırdığın isimler dışında hiçbir perspektife tahammülü olmayan dar vizyonundur. Edebiyat kimsenin tekelinde değildir, herkes dilediği kalemi eleştirme ve mesafeli durma hakkına sahiptir. Sen önce bu demokratik derinliği kavra, sonra başkalarının "çapını" ölçmeye kalkarsın.
Alıntı

Baran

@BaranSuer
·
Sırf marjinal görünmek, ucuz bir etkileşim kasmak ve popüler olana burun kıvırarak 'farklı' olduğunu sanmak için Türkiye’nin en sağlam kalemlerine saldıran bu paçoz kibrin, aslında zihnindeki devasa boşluğun yankısından başka bir şey değil! Livaneli veya Ümit senin o sığ dünyana kitap yazsa, o cümlelerin altındaki toplumsal sancıyı ya da felsefi derinliği kavrayacak çaptan yoksunsun zaten. 'Bana kitap yazsalar okumam' diyerek kastığın o kof elitizm, tamamen cehaletinin ve dar görüşlülüğünün üstüne örttüğün bir kılıf. Siz bu platformları edebiyatı yaşatmak için değil, kendi şişkin, bomboş egolarınızı vitrine koymak için kullanıyorsunuz. Kendi karanlık, dogmatik ve at gözlüklü mağaranızda, o çok sevdiğiniz cehaletle çürümeye devam edin! Ahmet Ümit ve Zülfü Livaneli ağır taştır altında kalırsınız!
Alıntı
serap
Bahsedilen yazarları sevmeyince kibirli mi oluyoruz? Bence her okurun bir tarzı vardır. Herkes herkesi sevmek zorunda değil. Ben de okumuyorum, çünkü bir tat almıyorum. Ama bilgi birikimi olan insanlar, saygı duyuyorum. Sizin de bu cesur tavırlarınızı takdir ediyorum