Hiçbir düzenleme yapmadan içimden geldiği gibi yazacağım, anlatım bozukluğu varsa şimdiden affola..
Kitap tarzım değil ama okuduğum için pişman değilim
Son derece rahatsız ediciydi.
Fakat edebiyatta bunun ne anlamı var diyen pek çok arkadaşıma karşılık bunun bir tarz olduğunun farkındayım. Edebiyat sadece entellektüel okura hitap etmez, süslü kurguların ütopyaların arkasında gerçeğin yüzüne tokat atar şekilde söylenmesinden hoşnut olan ve bu tarza ilgi duyan büyük bir kitle var çünkü. Okuduğumuz satırları kendimizden bişeyler bulduğumuz için severiz. Bu söyleyemediğimiz gerçekleri yada hayvani duygularımızı da içerebilir. Her zaman aşk, acı, erdem, hoşgörü ve yol haritası istemez insanlar.. dolayısyla dışlanan, içinde bulunduğumuz sosyal çevrenin ardında kalan kitlelerin dünyasını okumak da bir çeşitliliktir. Martin eden sonu her ne dramatik olsa da aynı konuyu pozitivist bir yaklaşımla anlatır ama chinaski hiç bir zaman mutlu sona ulaşamaz, hayat devam eder aynı sıkıcılıkta. Bu çok gerçekçi bir anlatım.. kokuşmuşluk, sıradanlık, ümitsizlik, hatalarından bir türlü ders almayan ve hamster gibi tekerleğine hapsolmuş bir adam var karşımızda. İşin dikkat çekici yanı bu insanların sayısının tahmin ettiğimizden fazla oluşu ve bizim bilinçli olarak onları görmeyi reddedişimiz..