Hermann öykülerinden oluşan bu ikinci kitabında da, yine sıradan görünen anları bile büyük bir duygusal yoğunlukla anlatarak, bize hayatın farklı yönlerini keşfetme şansı sunmuş.
Esme'nin yaşamı, bireysel özgürlük, aile içi baskılar, toplumsal normlar ve kadınların bu normlar içindeki yerleri gibi temaları derinlemesine işleyen bir hikâye olmuş. Okurken bir aile çocuğuna bunu nasıl yapar? Ve bir insan hiç nedensiz 61 yıl bir akıl hastanesi'nde ömrünü nasıl geçirir? diye düşünmekten kahrolabilirsiniz. Ve sonunda açığa çıkan gerçekle çok şaşırabilirsiniz.
Ruhtan yoksun bir kişiden göz kamaştırıcı bir eylem beklemek hayalcilik sayılmaz mı?
Sevgili Ömer F. Oyal'ın kitaplarıyla 2024 yılında tanıştım, iyi ki tanıştım. Kelimelerle inanılmaz dans eden şahane bir yazar. Okurken kah ağlayıp kah güldüğüm, zaman zaman çok sinirlenip çok kızdığım karakterlerini çok sevdim. Yeni kitaplarında buluşmak dileğiyle.
Okurken bu kadar sinirlendiğim nadir kitaplar arasına girmeyi başaran bir hikâye oldu İtaat Etüdü. Ailesinin yüzünden ölümcül derecede onaylanma hissini bir türlü yenemeyen kahramanımızın, koşulsuz şartsız itaat etmesini bir türlü hazmedemedim. Yazarla ilk defa tanışmış oldum, dilini ve kurgusunu çok beğendim, akıcılığı ve bir sonraki sayfada acaba neler olacak merakını çok sevdim.