📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Sanki hayalettiler ve teni kostüm seçmişlerdi kendilerine ve bir süre insancılık oynuyorlardı. Sırıklarda asılı bostan korkulukları gibi iskeletlerine asılmış duruyorlardı. Beyinleriyle alay ve yüreklerine işkence olsun diye hayat tarafından asılmışlar. Ve her esen rüzgar katılıyordu oyuna, onlarla oynuyordu. Bir hayatın içinde asılmış duruyorlardı, yüz'süz bir Tanrı tarafından asılmışlar. Bir Tanrı tarafından, ne iyi ne kötü. Sadece var olan. Ve ondan öte de bir şey olmayan. Ama bu kadarı bile pek fazla olan. Ama bu kadarı bile pek az olan. Ve işte bu Tanrı aşmıştı onları hayatın içerisine, birazcık şöyle ileri geri sallansınlar diye, görünmez çan kulesinde bu cılız sesli çanları, rüzgarların şişirdiği bostan korkuluklarını. Kendi kendilerine ve dikiş yerini bir türlü ele geciremedikleri tenlerine terkedilmiş.
Sayfa 53 - De Yayınları, Çvr: Kamuran Şipal·Kitabı okudu
Günter Eich'in bir şiirinde söylediği gibi "serinkanlı olamazlar." Onlar her vakit etkilenmiş, duygulanmış bulunur ve hiç kimse bu duygulanmışlığı serinkanlılık gibi görünebilecek bir biçim içerisinde dile getirme yükümlülüğünden kurtaramaz onları.
Sayfa 8 - De Yayınları, Çvr:Kamuran Şipal·Kitabı okudu