İyice tanımadığı, gerçek yüzünü bilmediği, ne bir duygu ne de bir düşünceyi anlatmıştır. ... Yeryüzüne bir yazar, bir öykücü gözüyle bakmaz, bildiği gibi yaşar, sonra da yaşam deneyinin yükü ağırlığını duyurunca kendini kalem kağıdın önünde bir öykücü olarak bulurdu, sanıyorum.