"Bir bir hücum ediyor bütün yaşanmışlık. Hatırladıkça ayrışıyor insanlar birbirinden, yüzleri şekilleniyor ve zaman geçtikçe hayatın izleri daha da belirginleşiyor; kimi anasına kimi babasına çekiyor kimi memleketine dönüşüyor. Kuralları çarpışıyor, gelenekleri davranışlarına dönüşüyor. Zamanından sonra edilmiş kavga, oyun olmaktan çıkıyor, zamanından sonra edilmiş bir küfür ağırlaştırılmış müebbete dönüşüyor. Vaktinde söylenmemiş sözlerin, sorulmamış soruların, zamanında alınmamış cevapların faturası tek güne sığdırılmaya çalışılıyor.
Kelimeler öyle güzel suçlar ki insanı...
Görmediğin, duymadığın şeylere o kelimeler ikna eder seni... Bir anda yüzlerce binlerce kilometre yol kat eder.
Korkular, sırlar şimdi ortalıkta uçuşuyor... İnsan altından kalkamayacağını anladığı zaman bir şeyleri ifşa etmeye, anlatmaya, ve sonunda suçlamalara başlıyor...
Kimileri kumbaraya para atar, bizimkiler kelime atardı. Annem
"Sevgi ne kadar büyükse kelimeler de o derece tutkulu, arzulu ve sevgi doludur. İçinde bulunulan an ne kadar korkunçsa kelimeler de o kadar ürkütücüdür.
Kelimeler öyle güzel suçlar ki insanı...
"Kelimelerle sırlarımızı açığa çıkarırız, aşklarımızı anlatırız, korkularımızı yaratırız, kendimize kelimelerle ihanet ederiz... Bir ihaneti kelimelerle teşhir ederiz... Kelimeler bazen kibirli yapar kimi zaman da kederli... Başkalarını cezalandırmak veya kendi kendine zarar vermek için kullanılan maharetli kelimeler. Tüneller kazdıran, kıyametler koparttıran kelimeler. Sınırları yok eden mahrem kelimeler, eşikten getirtmeyen, sırları ifşa eden kelimeler"