Pusula Serisi-3
Batı Dalgaları
Ben Stella Mitchell Damian Blackstone ilezoraki evliliğe tabi tutuldum. O benim varlığımla zerre kadar ilgilenmiyordu. Hayatıma girmesinin tek amacı geçmişiyle ilgili cevaplar bulmaktı. Bu yüzden bana sevdiğim masallardaki kötü adamlar gibi davranıyordu. Kendisi Güzel ve Çirkin deki Çirkindi...
Beni büyüten adamın vasiyetinde Damian'la evlenmemi şart koşmasını bir türlü anlayamıyordum. Onun gibi bir adamla yaşayabileceğimden emin değildim. Birbirimize olabildiğince zıttık. Ben güneş ışığında yıkanmayı severken, o gölgelerde iyileşiyordu. Onun gözünde üç üvey annesi olan modern bir Külkedisiydim. Kültella...
Peki üç kötü üvey anneyle büyüyüp her seferinde aşağılanmış, özsaygısız,çirkin, tembel, yetersiz hissetmemin kendime çok büyük saygısızlık olduğunu söyleyen her seferinde bana "Sen fazlasıyla yeterlisin Kültella" diyen bir adama hele de aynı evde yaşarken ne kadar süre kayıtsız kalabilirdim ki.
Ah bir de iki yüz elli milyon dolar için onunla evlenmemi isteyen fazladan bir kaç dolar kazandıracaksa onun yatağına girmemi isteyen on yıllık sevgilim Jeff her seferinde beni küçümseyici yorumlarda bulunurken üç yıldır iş arkadaşımla beni aldatırken Damian gibi bir adam beni neden sevsindi ki. Annemin ölümünden sonra kabuk görebilmek için çok fazla şeye boyun eğmiş görünmezlik pelerini takmak için çabalamıştım en iyi yaptığım şey herkesin iyi tarafını görmek sanırım biraz fazla iyi tarafları görüyordum ama kendime insanlara gösterdiğim gibi davranmama izin vermiyordum her zaman yetersiz ,kusurlu, çirkin, şişman Stella olarak kalacağımı düşünürken. Damian bana her halimin yeterli olduğunu söyledi bana aşık olduğunu da.
Onunla birlikte Kültella & Çirkin olarak 'sonsuza dek mutlu yaşadılar' hikayesi yazacağım.
(İncelememi bir de böyle yazmak
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Pusula Serisi-2
Doğu Işıkları
Cadılar Bayramı gecesinde bir adamla tanışmıştım. O bir süper kahraman kostümü giymişti, ben ise kırmızılara bürünmüştüm. O gece onun gerçek dünyadan kaçışı olmuştum, o da kırık kalbime geçici bir teselli sağlamıştı.
Bu adam Connor Roe Aaliyah sevgilisinin onu aldattığını öğrenmesinin üstünden cadılar bayramı gecesi için Connor ile hikayelerinin başladığı Oscar Bar'a gider. (Bu bar onların düğün salonu olacak) Dünya iyisi Connor tabiki birilerine yardım etmeye çalışıyordur .
Connor ve Aaliyah o gece gün doğana kadar birlikte 'aşk anları' yaşarlar.
İki yıl sonra karşılaştıklarında hayat onları farklı yönlere çekmiştir ama mıknatısın iki ucu gibi birbirlerini çekmeye devam etmişlerdir.
Kitabı ilk kitaptan daha çok sevdim ama yazarın kitaplarının hepsine on puan veriyorum zaten.
O kadar mafyatik kaba saba, sadece eşine iyi diğer herkese kötü olan, ya benimsin ya kara toprağın diyen kitap karakterlerine alışmışız ki Connor içimi yumuşacık yaptı. Canım Connor.
Kitapta ilkde anlamlandıramadığım ama sonra kendimi karakterin yerine koyduğum ve aklıma yatan yerler var özellikle Connor için. Mesela annesi iki kere kanseri yendi ve hastalık sürecinin tamamında annesiyle birlikte ve onlu yaşlarda biri çocuk için fazlasıyla yıpranmış ve dağılmış. Aaliyah'ın hastalığını öğrendiğinde eski anıları kötü zamanları aklına gelmiş ve aşık olduğu kadını arkasında bırakmayı denemiş. İlkte Connor'u hasta olan ve aşık olduğu kadını bırakmayı göze almasını çok yargıladım ama sonrasında empati yapabildim sanırım.
Aaliyah için ise daha önce ailesi olmamış ve koruyucu ailelerde büyümüş bir kız çocuğu. Hayatının baharında yirmili yaşlarında kalp yetmezliği tanısı alıyor. Beş yıl kadar ömrü olduğunu düşünüyor. Çok çabuk aile kurması gerektiğini düşünüyor. Bunu