Gizem Bektaş

Gizem Bektaş
@booksofjamy
Ruhuna iyi gelen hiçbir seyi kaybetme ~
Öğrenci
ODTÜ
Ankara
7 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı

Gizem Bektaş

, bir kitap okudu
8/10
·208 syf.·
Beğendi
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2021 14:07
·
2021 8. kitabı
Sabahattin Ali
8.8/10 · 375,8bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2021 5. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2021 13:43
Cengiz Aytmatov'dan toprak ana sonrasi okudugum ikinci kitapti. Yazarin dilinin cok güzel oldugunu söyleyemeden gecemeyecegim. Eser üç bolumden olusuyor. Ilk bolumde dişi kurt ve ailesinden söz edilirken ikinci bölümde, hayvan avlanmasina güç ve para hırsızlığına, dini yozlaşmaya, merhametsizlige, dunyevi degerlerden dolayi kendine yabancilasan insana karşı bir direnis gosteren Abdias'ı okuyoruz. Son bölüm ise benim en cok sevdigim bölümdü ve Boston'un hikayesini anlatiyordu ayrıca üç bölümün hikayesi de ortak bir paydada kesişiyor öykü tamamlanıyordu. Insanin dunyada sadece kendisinin yaşamadığını, ekolojik dengeyi ve bu dengeyi bozup kendine zarari olmayan başka canlara hukmetmeye çalıştığında aslında kendi hayatini da mahvedecegini anlatan ve hatta Hz. İsa'nin çarmıha dikilme seruvenini de kitabin icine ders niteliginde serpiştiren, amaci ve verdigi mesaj oldukça anlamlı olan bir eserdi. Tam puan vermeme sebebim Abdias'in oykusunun manasi buyuk olsa da fazla uzatilmis ve sıkıcı olması hatta yer yer didaktik eser okuyor gibi hissetmemdi. Yani ikinci bölümde verilen mesaj kitabin icine yedirilmek yerine, oldukça insanın gozunun icine sokuluyordu. Bunun haricinde bu -bence- sıkıcı olan kisimlara sabrederseniz etkileneceginizi düşünüyorum. Tavsiyemdir
Dişi Kurdun RüyalarıCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 20238,9bin okunma
9/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2021 9. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2021 02:00
"Bir yerde kötülük varsa, oradaki herkes biraz suçludur" Yüzyıllardır insanlar olarak doğuyor büyüyor gelisiyor olgunlaşıyor yaşlanıyor ve ölüyoruz. Değişmeyen tek şey tarihi her çağda tekerrür ettirmemiz. Kimi zaman dini konularda kimi zaman parada kimi zaman kanımıza giren pohpohlanmış sozler ve vaatlerle ve yine kimi zaman da milli damarlarimizla mümkün kılıyoruz bunu. Güçlü hitap ve bas döndüren cafcaflı konuşmalar o kişiyi kurtarıcı yapıyor gözümüzde. Evet evet, tam da soyledigim gibi: Yüzyıllar da gecse biz hep bir kurtarici ariyoruz. Haklarimizi biri savunsun, biri bizim beynimiz olsun. Biz beynimizi devre dışı bırakalim, sorgulamadan emirleri gerçekleştirelim ve guce de huzura da erişelim. Çünkü "niyesini" "nasilini" sormaktansa sorumlulugu birine vermek daha kolayimiza gidiyor. Son ada tam da guc ve prestij hayallerine kapilip boş vaatlere inanmak (isteyen), yillardir insanlarin kesfedemedigi dünyanin o karmasasindan uzak adayi daha fazlasini isteme çılgınlığı yüzünden mahveden insanlari anlatiyor. Ya da diger bir yandan kendimizi kendimizle yuzlestiriyor. Biz nankör insanlar elimizdekiyle yetinmekten zevk almayi ve şükretmeyi degil, gücü elinde bulundurmayi tercih ediyoruz. Gücü huzura tercih ediyor ya da huzurun güç ile gelecegini düşünüyoruz. Kimi zaman bu yolculukta bizi uyaranlar elimizdeki tek gercek şeyi, insani duygulari hatirlatanlar ise hayallerimizden uyandiriyor adeta bizi. Sevmiyoruz bunu. Çünkü kitapta da geçtiği üzere yalan bir hayale kapılmak çarpıcı gerceklerden daha cazip geliyor belki de. Yolun sonunda dogayla, hayatla, dünyayla oynadigimiz bu kumari kaybettigimizde uğrayacagimiz hayal kirikligini ve utanci umursamadan yaşıyoruz "an"ı. İlk haksızlıkla ses cikarmiyor, kendimizi bos safsatalarla kandiriyoruz. Sonra bir gun o haksizliklar
Son AdaZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 202062bin okunma