Allah der ki; kimi benden çok seversen onu senden alırım…
Ve ekler; “Onsuz yaşayamam” deme, seni onsuz da yaşatırım.
Ve mevsim geçer, gölge veren ağaçların dalları kurur, sabır taşar, canından saydığın yar bile bir gün el olur, aklın şaşar.
Dostun düşmana dönüşür, düşman kalkar dost olur, öyle garip bir dünya.
Olmaz dediğin ne varsa hepsi olur…
“Düşmem” dersin düşersin, “Şaşmam” dersin şaşarsın.
En garibi de budur ya, “Öldüm” der durur, yine de yaşarsın.
Zaman ne kadar geçerse geçsin, bazı konularda hiçbir şeyi değiştirmez. Elinden malını mülkünü, varını yoğunu alsalar, bundan ölmezsin. Bunları yine edinebilirsin. Ama senin onurunu kırar, ruhunu öldürürlerse, işte buna çare yoktur...
Allah'ın varlığına ya da yokluğuna inanmak başka şeydir. Ama insan denen yaratık , bu şekilde davranması bağışlanacak bir şey olmasa da, ancak başı sıkıştığı zaman Allah'ın adını anıyor, Allah'tan yardım diliyor. ''İnanmayan insan başı ağırmayınca Allah'ı düşünmez..'' diyen atasözü de bundan doğmuş olsa gerek. Ne olursa olsun, herkes duaları bilmelidir
Yedigey ''Ne biçim insanlar bunlar!'' diye söylendi nefretle. ''Ne hale gelmiş bu nesil? Her şey önemli ama ölüm önemli değil!'' Ve, kendi kendine soruyordu: ''Eğer ölümün onlar için hiçbir önemi yoksa, yaşamanın da yoktur. Öyleyse niçin ve nasıl yaşıyor bu insanlar?''