Ne zaman bir yılgınlık , bir umutsuzluk çökse karıncaların üstüne,hemen anında ona karşı bir umut sözü bir ışık gibi yayılıyordu karınca ülkelerine... Ekmeksiz, susuz, havasız yaşayabilirlerdi de karıncalar, umutsuz yaşayamazlardı.
Konya Ovası'nın ufukları mavi değil , sarıdır , sapsarıdır... Siz bunun , rüzgarın kaldırdığı tozlardan böyle olduğunu söyleyeceksiniz ; ben , Konya hapishanesinde yatan Zağar Mehmet'in benzinin sarılığından diyeceğim .
Seninle Ay ışığı altında yalnızca dolaşmayı o kadar istiyorum ki… “Gözlerimi kapadığım zaman senin hayalini görüyorum…” diyorsun. Ah Aliye, ben gözlerim açıkken bile seni görüyorum. Her şeyde senin hayaline tesadüf ediyorum.
Şarkıyı değil, o şarkıyı ilk dinlediğin zamanki kendini özlüyorsun. O zamana dokunamadığını anlayınca da, şarkıyı bir daha dinliyorsun. Geçmiş zamanın şimdiki zamanın işleyişine burnunu sokmaktan vazgeçmemesi de diyebiliriz, buna.