Yorgunluk ise kendiliğin zamanından doğar. İlksel yorgunluk, her türlü yeti, her tür girişim için erişilemez bir alan açar. Ben, ötekinin karşısında zayıfım. Öteki için zayıfım. Tam da bu yapabilme-yetersizliğinin metafizik zayıflığında, ötekine karşı bir arzu uyanır.
Yorgunluğun yeri, "yalnızca bitkin bir şekilde kaldırdığı ağırlığı bırakan bir elde değil, bıraktığı şeye, bırakmış olsa bile sımsıkı sarılan bir elde gerçekleşir."