maia

maia
@bookwormaia
kitapları çok seven bir intörn doktor
206 okur puanı
Ocak 2023 tarihinde katıldı
6/10
·744 syf.··
2026 20. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 13:20
Murakami en sevdiğim yazarlar arasında ilk üçtedir, kitapları bana hep okuma zevki de verir; sırf karakterin kendisine kahve demleyişini, makarna suyu kaynatırken hangi klasik veya caz eserini tercih edeceğini, genelde Cutty Sark ve "on the rocks" tercih edilen içkileri, sigara içilmişse Seven Stars olmasını, Beatles plaklarını ve daha nice "Murakami ögeleri"ni özleyip bile Murakami okuyasımın geldiği dönemler olur. Normalde bir yazarın eserlerinde hep ortak küme barındırması sıkıcı gelebilir -ögeler dahilinde konuşuyorum- ama bu Murakami'de böyle olmuyor benim için. Lakin bu kitapta net bir okuma zevki alamadım, tempo bazen çok yüksekken bazen de aşırı yavaşladı benim için. Niye böyle oldu bilmiyorum. Sürrealist ve büyülü gerçekçilikte yazmayı seven bir yazarımız olan Murakami bu kitabında maalesef beni çok çekemedi o dünyasına. Bu kitapta da yine diğer kitaplarında olduğu gibi ağır bir gizem havası hakim lakin ya haddinden fazla gizem mevcuttu ya da metaforları anlayabilecek kapasiteye ben sahip değildim. Baş karakterimiz Toru Okada, otuzlu yaşlarının başında işsiz bir adam. Eşi Kumiko ile "Noboru Vataya" adını verdikleri kedileri esrarengiz bir şekilde ortadan kayboluyor ve olaylar zinciri böyle başlıyor. Haddinden fazla yan karakter olduğunu düşünüyorum bu kitapta, kimi okuyucular için takibi zor kılabilir. Bir yandan da yer alsa da olur, olmasa da olur diye düşünüyorum birkaçı için. Örneğin May Kasahara neyi temsilen vardı? Düşündüğümde aklıma en yatanı "ölüm" ile ilgili düşünceleri hatırlatabilmek için var olması geliyor, motor kazası olayı ve Zemberekkuşu'nu (namıdiğer Toru Okada) kuyuya kapatarak ölüm korkusuyla yüzleştirmeye çalıştığı anları düşünerek bu kanıya varıyorum. Teğmen Mamiya neden vardı ona dair hiç fikrim yok. Sağ yanaktaki bebek yumruğuna
Zemberekkuşu'nun GüncesiHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20182,939 okunma
Reklam
10/10
·92 syf.··
2026 18. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 09:30
Gitgide dijitalleşen günümüz dünyasında insanın "öteki"nin sesini kısarak narsistliğe ne kadar yaklaştığını, neoliberalizmin insanoğluna yansımalarını ele alan bir kitap. Byung Chul Han ile tanışma kitabım oldu kendisi. Okurken düşündürdü, keyif verdi, bazen de gerçekler ile can sıktı. Lakin Han'ın savunduğu öğreti de bu değil mi zaten, bazen gerçekler ile de barışmak gerek. Hep pozitiflik, bizi aynıda kalmaya zorlar.
Ötekini KovmakByung-Chul Han · Ketebe Yayınevi · 2024693 okunma
10/10
·400 syf.··
2026 17. kitabı
Cumhuriyetin ilk yıllarında Reşat Nuri tarafından yazılan bu eser, Osmanlıca aslından çevrilmiş. İnkılap Yayınevi baskısından okudum. Dil bana göre yer yer zorlayıcıydı çünkü bazı kelimeler Osmanlıca aslıyla bırakılmış fakat kelime anlamları dipnot olarak belirtilmek yerine kitabın sonunda "mini sözlük" tarzında, liste halinde verilmiş. Haliyle sürekli kitabın arkasından kelime anlamına bakmak akıcılığı biraz bozuyor. Lakin betimlemeler oldukça başarılı, handiyse siz de Bozyaka'daki bağlarda, İstanbul sokaklarında karakterlerle birliktesiniz. Öykü olarak oldukça sürükleyici, kitabı elimden bırakamadım desem yeridir. Gelelim karakterleri ve olayları yorumlamaya: Lamia çoğu okurun aksine pasifliği ve mağrurluğuyla beni sinir eden bir karakter oldu. Elbette o dönem kadınından atılganlık ve özgüvenli bir duruş beklememem gerektiğinin farkındayım lakin yine de Lamia'nın kendisine dair yapılan her suçlamaya sessiz kalışı beni çok sinirlendirdi. İnsanların ikiyüzlülüğü ve erkek lafının kadın lafından veya elalemin lafının olayın öznesi kişisinin lafından kıymetli olması o kadar güzel anlatılmış ki... Lamia, Makbule'nin kıymetlisi iken ölüm eşiğine geldiği anda Lamia'nın yanında Vedat'ın olması Makbule ve babasının Lamia'yı tek kalemde silmesine ve iftiraya uğratmasına gayet yeterli olabiliyor. Lamia'nın uğradığı haksızlıklara Lamia yerine ben bağırıp çağırmak istedim fakat başta belirttiğim gibi o dönemin koşullarında böyle şeyler pek mümkün değil, buna rağmen objektif değerlendiremiyorum maalesef. Kenanla evlenmeyi kabul etmemesi, kimseye o "sergüzeştini" anlatmaması dışarıdan bakan bir göze Lamia'yı pasif bir karakter gibi gösterse de Reşat Nuri bize vakur ve gururlu bir kadın portresi çizmeye çalışmış. Tevekkeli değil, kitap boyu tüm erkekler Lamia'ya sevdalanıyor. Lamia
Dudaktan KalbeReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 20188,2bin okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2026 15. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2026 11:39
İçinde "Beyaz Geceler" dışında da öyküler bulunuyor fakat en hoşuma giden Beyaz Geceler oldu. Nastyenka sinirimi aşırı bozdu. "Bana aşık olma" demek kolay ama adama mavi boncuk vermeyiver sen de! "Aşığım gelmezse beni sevene gideyim, aşığım gelirse beni seveni terk edip koşa koşa aşığıma gideyim ama beni seven de dostum olarak yanımda kalsın" nasıl bir mantradır? Nastyenka'ya çok ağır sözlerim var ama ağzımı bozmak istemiyorum.
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024102bin okunma
10/10
·208 syf.··
2026 14. kitabı
Irvin Yalom'un psikoterapi modalitesinin temelinde varoluşçuluk felsefesi yatıyor olmasına rağmen bu kitap diğer kitaplarına göre daha "yaşam ve ölüm" üzerine gibiydi sanki; daha doğru ifade etmek gerekirse bu kitapta ele alınan hastaların bir çoğu ya yaşından ya hastalığından mütevellit ölüm kaygısıyla daha yakından yüzleşiyor. Beni en etkileyen öyküler "Günübirlik Hayatlar" ve "Geçmişini Kabullenmek İçin Ümidini Yitirmelisin" idi çünkü ikisinde de kendimden yansımalar buldum. Günübirlik Hayatlar'da bahsedilen "Marcus Aurelius-Kendime Düşünceler" okuma listeme eklendi bile. Yalom okumayı seviyorum, yormadan, kafa karıştırmadan, en sevdiğim şekilde, örnekler üzerinden biz insanları anlatıyor. Yalom ölümü romantize etmez; bu gerçekliği bir tepsiye koyar ve biz insanlara sunar. Evet, ölüm vardır, oradadır. Bu bizi korkutmamalıdır, aksine, onun varlığının farkına varmak şu anımızı daha tadına vararak yaşamamızı sağlamalıdır.
Günübirlik HayatlarIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 201616,2bin okunma
Reklam