Bir sonraki görüşmede hasta, onaylanma ihtiyacı hissederek geçirdiği bir hafta sonundan bahsetti, görüşmeye hissizleşmiş bir halde ve tedaviye son verme isteğiyle gelmişti. Kendini umutsuzluk hislerine karşı savunmak için, hafta sonu boyunca yeniden birleşme isteğini eyleme vurmayı ne kadar istemiş olduğuna dikkat çektim. Hasta şöyle yanıt verdi: “Sırf kendisi için sevilmek isteyen umutsuz bir çocuk olmak istemiyorum. Sevgi görememek umutsuzluğa, anlamsızlığa, kara bir boşluğa ve ölüme yol açıyor. Bir bebek olduğum için sevildim, fakat büyümeye başladığımda hiç sevgi görmedim. Annemin sevgisi büyümeme ayak uyduramadı. Büyük hayranlıktan, hiçliğe gittim. Bağımlılığım oranında sevgi gördüm.”