Puan vermedi
Selamlar Beklenmedik son, ciddi bir ters köşe, heyecanın ve gerilimin tavan yaptığı bir okuma oldu :) Theo, borderline bence Gabriel seni hiç sevmedim. Alicia günlük tutmayı bana hatırlattığın için teşekkür ederim:) Max senden nefret ettim. Karakterlerin hepsi hastaydı bence. Elden bırakmak imkansızdı, aşırı sürükleyiciydi.
Sessiz HastaAlex Michaelides · Domingo Yayınevi · 202312,7bin okunma
Toksik ilişki kralı
7/10
·176 syf.··
2026 28. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 21:23
Kitabın konusu Oscar wilde'nin hapiste geçirdiği dönemde sevgilisi Bosie' ye yazdığı mektuptan oluşuyor,Kitap boyunca Oscar wilde'nin pişmanlıklarını ve kafa karışıklığını çok fazla okuyoruz, Çoğu kişi Oscar wilde'nin eşcinsellik yüzünden hapse girdiğini ve Bosie ile olan ilişkisinde mağdur olanın oscar olduğunu düşünür,Ama gerçek biraz daha farklıdır Oscar ve Bosie tanıştığında Oscar wilde orta yaşlı evli ve iki çocuk babası bir adamken Bosie Oxford 'a öğrenci ama bazı sebeplerden dolayı okulu bitiremiyen genç bir adam ,Zaten asıl sorun burdan bile başlıyor ilişkilerindeki yaş farkı bence çok rahatsız edici,Ve kitabı okurken farkettiiğim şey Oscar Bosieyi resmen çocuk gibi görüyor,kitabı okurken bunu çok fazla hisettim ,Bazı mektuplarında ona "my dear boy "diye hitap etmesi bence buna en büyük kanıttır, Bosie'nin sorunun ne olduğunu tam olarak bilemiyoruz,ama oscar wilde Bosie 'nin onu sevdiğinden emin,Ama kitapta oscar wilde'nin anlatımına göre Bosie 'nin sara nöbetleri gibi öfke patlamaları oluyormuş,ayrıca çok yoğun bir terkedilme korkusuda varmış,Ben psikolog değilim ama bu belirtiler bence borderline kişilik bozukluğunu işaret ediyor,Ayrıca detaylı olarak ne olduğunu bilmesekte babasıyla olan ilişkileri çok kötü ,birbirlerini bir kaşık suda boğacaklar resmen,Daddy isues in vucüt bulmuş hali,Bundan kaynaklı olarakda kendinden yaşça büyük bir erkeğe saplantılı sevgi ve beslediğini düşünüyorum,Bu sorunlardan dolayı benim gözümde Bosie suçlu değil hasta bir genç adamdır,Ayrıca annesinin ve Oscar wilde'nin ona olan tavrı yüzünden Bosie 20 li yaşlarda olmasına rağmen hala olgun bir adam gibi davranmıyor , Hatta oscar wilde bu yüzden karısını uyarıyor bak bizim oğlumuzu da şekilde şımarık yetiştirme diye, Ama bir insanın hasta olması yaptıklarını telafi edermi?
1000Kitap
De ProfundisOscar Wilde · Can Yayınları · 20175bin okunma
Reklam
7/10
·240 syf.··
2026 57. kitabı
Bataklık , arzunun mimetik doğasını ve öznelerin narsisistik bir nesne tahayyülü karşısında uğradığı ego çöküşünü belgeleyen klinik bir vaka niteliğinde. Anlatının merkezindeki Mitsuko figürü, diğer karakterler için libidinal bir çekim merkezi olmanın ötesinde, öznenin kendi eksikliğini ve iğdiş edilme (kastrasyon) anksiyetesini yansıttığı narsisistik bir idealizasyon nesnesi olarak işlev görürüyor. Sonoko’nun Mitsuko’ya duyduğu saplantılı fetişistik fiksasyon, rasyonel bir sevgi bağından ziyade, kendi bastırılmış homoerotik arzularının ve kimlik krizinin nesne ilişkileri teorisi bağlamında dışa vurulmasıdır. Bu bağlamda metin, karakterlerin kendi özerk egolarını ve rasyonel gerçeklik algılarını feda ederek manipülatif bir girdaba teslim oluşlarını, sınır durum (borderline) bir ortak yaşam (simbiyoz) arayışı ve süperegonun tamamen tasfiye edilmesi süreci olarak önümüze koyuyor. Karakterlerin Mitsuko’nun etrafında oluşturduğu sado-mazoşistik ilişkiler ağı, Lacanvari anlamda "Öteki’nin arzusunu arzulama" döngüsünün yıkıcı bir tezahürü. Tanizaki, sadakat ve ihanet kavramlarını rasyonel sınırlarından koparıp irrasyonel birer saplantı performansına dönüştürürken, insan psişesinin yıkımdan haz alma (ölüm dürtüsü / Thanatos) mekanizmasını kusursuzca işletiliyor. Sonuç olarak bu bütüncül yapı, arzunun insanı nasıl bütünüyle esir alıp nesneleştirebileceğini ve kendi illüzyonuna hapsedebileceğini kanıtlayan, insan doğasının irrasyonel dehlizlerindeki iktidar savaşlarını sarsıcı bir kanıtı niteliğinde.
1000Kitap
BataklıkCuniçiro Tanizaki · İthaki Yayınları · 2023227 okunma
8/10
·216 syf.··
2026 54. kitabı
Natsuki’nin çocukluk travmaları, aile içi duygusal ihmal ve ensest tehdidi karşısında geliştirdiği "dünyalı olmama" savunma mekanizması, egonun yıkıcı bir gerçeklikten kaçmak için inşa ettiği psikotik bir sığınak. Murata, toplumsal normların ve üreme odaklı kapitalist sistemin—karakterlerin deyimiyle "insan fabrikasının"—birey üzerinde kurduğu yoğun süperego baskısını, Natsuki’nin dissosiyatif kimlik bozukluğu ve yabancılaşma süreçleri üzerinden radikal bir düzlemde inceliyor. Karakterin kendini bir uzaylı olarak konumlandırması, şizoid bir geri çekilmenin ötesinde, toplumsal cinsiyet rollerinin ve rasyonel dayatmaların yarattığı ağır nevroza karşı geliştirilmiş sanrısal (delizyonel) bir direnç performansı olarak okunmalıdır. Hikayenin sonundaki o grotesk ve antropofajik (yamyamlık) çözülme, toplumsal kast sisteminin ve sistemik şiddetin içselleştirilmesinin ardından gelen tam bir psikolojik regresyon ve sınır durum (borderline) patlamasıdır. Bu eylem, sembolik düzenin (Lacanvari büyük Öteki'nin) tamamen reddedilerek ilkel id dürtülerine teslim olunmasını ve narsisistik bir bütünlük arayışını simgeliyor. Murata'nın bu tavizsiz anlatısı, normalliğin rasyonel sınırlarını zorlarken, insan doğasının irrasyonel dehlizlerinde travmanın özneyi nasıl bütünüyle yapısöküme uğratabileceğini gösteren, zihindeki o durağan kalıpları sarsıcı bir klinik netlikle yıkan akademik bir dosya niteliğinde.
1000Kitap
DünyalılarSayaka Murata · İthaki Yayınları · 2023475 okunma
7/10
·160 syf.··
2026 10. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 00:00
"En masum yürüyüş bile, binlerce zavallı böceğin ölümüne neden olur." Werther'in hassas ruh hali ile sık sık empati yaptığım bir kitap oldu. Fakat burada Charlotte'a olan 'aşkından' bahsetmiyorum çünkü bana göre bu aşk değildi, bir çeşit takıntıydı. Werther, insanların sahtekarlığını eleştiren, doğaya ve çocuklara saf bir sevgi benzeyen kendi halinde biri. Çoğu insandan farklı olarak duygularını yoğun bir şekilde yaşıyor, kırılgan yapısı yüzünden hislerini kontrol edemiyor. Çok üzülüyor, her şeyi içselleştiriyor. Bazıları Werther de borderline gibi psikolojik sorunlar olduğu iddia ediyor, olabilir, ruh halinin normal olduğunu düşünmüyorum çünkü. Kitabın toplumsal eleştirisini ve yazım dilini de beğendim, bazıları bu yayının çevirisini pek beğenmemiş ama ben bir sorun yaşamadım. Altını çizdiğim bir sürü satır oldu. Güzeldi.
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · İndigo Yayınları · 2017150bin okunma
Bu kitabı sevmememin birkaç sebebi:
2/10
·368 syf.··
2026 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2026 00:55
Bu kitabı sevmememin birkaç sebebi: 1) Daha önce Oğuz Atay okumasaydım belki bende Türk Edebiyatı'nın gizli kalmış bir cevheri derdim ancak gerek kurgusal şablonun aynılığı, gerek karakter benzerliği, dil ve retorik benzerliği bana Oğuz Atay'ın varyantı/taklidi olarak göründüğü için sevmedim. 2)Aynı olayların tekrarlanması kısır döngüde hissettiriyor. Tamam içki ve cinsellik, yeraltı edebiyatının sarsıcı unsurlarıdır fakat bunlar sürekli ve amaçsızca tekrarlandığında sarsıcı etkisini yitirip klişeleşiyor. Bunalımdaki aydın değilde sığ bir profil çiziyor bence sevmedim. 3) Kitapta kadınlar, derinlikten uzak, nesneleştirilmiş cinsel bir obje olarak ele alınması dışında pek yer almaması da ayrı bir feminist atak geçirtiyor. Sevmedim. 4) Bilinç akışı tekniği öyle yoğun kullanılıyor ki bir noktadan sonra kitapla da karakterle de bağ mağ kalmıyor. Dozunda yapılsa kitap akıp gidecek aslında. Zorluk ya da karmaşıklık arttıkça nitelik artar anlayışıyla bazı yerler zorlama olmuş sevmedim. 5) Ne gerçek, ne hayal acaba dedirten anlatımdan kalan boşlukta karakterin şizofren ya da sınırda kişilik bozukluğu (borderline) olduğunu düşündüğum için sevmedim. 6) Kutsal değerlere yönelik aşağılayıcı tavrını hiç sevmedim. Tüm bunlar da edebi bir derinlikten ziyade bir anlatı labirentinde tıkılı kalmış gibi boğucu geldi. Sırf başladığım işi bitirmek istediğimden bitirdiğim bir kitap oldu. Sevmedim.
1000Kitap
Ters AdamBarlas Özarıkça · Everest Yayınları · 202582 okunma
Reklam
Reklam