Hakkı konuşmayan dil vicdanımı yaralar Münir ersoy savunuyordu ata yadigarlarını Başına toplandı binlerce davacı Yapmayın etmeyin asmayın haklı olanı Nice günahsız kalem boş yere kırıldı Sordu Münir bey ey kardeşim Türkiye bu Ne çabuk unuttuk kardeş olduğumuzu Olur mu böyle olur mu Söyle hakim bey kardeş kardeşi vurur mu Hakikati konuşan insana gerçeği hatırlatır Kıymayın efendiler vatana dede toprağıdır Bir yanımız çöl bir yanımız kurak ovadır Sen söyle hakim bey kalem neden kırılır Suspus olmuş çağımız insanı Diyorlarki şimdi kendi kurtarma zamanı Siz söyleyin nereye yürüyor insan adımları İnsanlar yanınca duydunuz mu bir acı Kul Nefsani derki Türkiyede asıldı haklılar Münir Bey cevapladı birlik olsun insanlar Ben hakkı konuşurum isterse assınlar Hakkı konuşmayan dil vicdanımı yaralar
Şiir
Deccal sisteminin eli deliktir, Mehdi as cömerttir
Geleneksel ahir zaman rivayetlerinde (özellikle Said Nursi'nin Beşinci Şua adlı eserinde geçen hadis yorumlarında) ahir zamanın fitne saçan şahıslarından bahsedilirken "Onun eli deliktir" ibaresi yer alır. ​Buradaki "eli deliktir" ifadesi fiziksel bir delikten ziyade, edebî ve mecazi bir anlatımdır. Klasik Türkçede ve İslamî literatürde bu deyim iki anlama gelir: ​Aşırı İsraf ve Savurganlık: Elinde mal durmayan, parayı, serveti ve kaynakları boş yere ziyan eden, har vurup harman savuran kişi demektir. ​Müptelalık ve Tüketim: Rivayetin devamındaki yorumlarda, bu kişinin ve temsil ettiği sistemin insanları tüketime, lükse, israfa ve hatta alkol gibi zararlı alışkanlıklara alıştırarak toplumun iktisadi ve ahlaki yapısını bozacağı ifade edilir. Mehdi ile İlişkisi Nedir? ​Tam aksine, hadis kaynaklarında Hz. Mehdi’nin eli açıklığı, cömertliği ve adaletli mal dağıtımı övülür. Mehdi ile ilgili sahih hadislerde onun "eli delik (savurgan)" değil, "malı saymadan, bolca ve cömertçe dağıtan" biri olacağı bildirilir: ​"Ahir zamanda bir halife gelecek de malı avuç avuç dağıtacak, saymakla bitiremeyecektir." (Müslim, Fiten 67; Ahmed bin Hanbel, Müsned) Yani Hz. Mehdi bolluk, bereket, sadaka ve adaletle malı ihtiyaç sahiplerine ulaştırırma zihniyetinde olacak iken; "eli delik" olarak vasıflandırılan ahir zaman figürleri Deccal Komitesi ise toplumu israfa, borca ve ekonomik çöküşe sürükleyen bir karakteri temsil eder.
Din
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Birçok insan “seviliyorum ama yine de içim boş” der. Çünkü sevgi tek başına yetmez—görülmek gerekir. Sevilmek: • Birinin sana karşı iyi duygular beslemesi • Değer vermesi Görülmek: • Duygunun fark edilmesi • İç dünyanın anlaşılması • Kırılgan tarafının da kabul edilmesi • Koşulsuz bir alan açılması Sevilmek kalbi ısıtır, görülmek ruhu iyileştirir. Çoğumuz çocukken “sevildik”, ama çok azımız gerçekten görüldük. Yetişkinlikte partnerden, arkadaşlardan, çevreden gelen boşluk hissinin sebebi çoğu zaman budur. Görülme ihtiyacı zayıflık değil; en insani gereksinimdir.
Optimist nihilizm, anlamsızlığın boşluğunda sürüklenen insanın hayali varlıklara ya da boş değerlere değil, başkaldırarak kendisine anlam kaynağı olmayı seçmesidir.
Hayata Dair
Yarım kaldık, bence sen yat artık Çamur rengi köpekler, üstü karla kaplı Kiralar pahalı diye ölmek istiyoruz Çünkü şeytan bize cehennemden boş bi' arsa sattı
Müzik
Ve en derin aşk, bazen avuçtan kayan bir taştır.
Bir küçük çakıl taşı tanıdım, Akarsuların ve derelerin aşındıramadığı. Zamana karşı direnerek ve sabrederek Sivri kenarlarını kaybetmeyen. Gösterişten uzak, Bir o kadar sade ve alımlı. O kadar küçük, o kadar ağırdı ki, Yüreğimin en derin çukuruna oturdu. Ne fırtınalar görmüştü kim bilir, Ne yalnız geceler ağlamıştı sessizce. Tutmasını öğrendim yavaş yavaş, Parmaklarım onun sertliğinde yumuşadı. Önce kanattı, sonra iyileştirdi yaralarımı, İkimizde kırılgan, ikimizde çaresiz. Bir haziran rüzgârı esti sertçe, Avucum boş kaldı birden O küçük çakıl taşı gitti, Denize doğru yuvarlandı, Gözlerimin önünde kayboldu mavilikte. Şimdi kıyıda bekliyorum her akşam, Dalgalar ayaklarımı öperken. Belki bir gün döner dersin, Belki bir daha hiç göremem...
Duygu ve Düşünce