bu kitabın bana kattığı şeylere ve hissettirdiği duygulara minnettarım. öyle güzel ve incelikli işlenmiş karakterler ve olaylar var ki yüreğim hop ediyor. dünyanın en güzel kitabı. karakterleri, olayları, hisleri öyle ince işleyip sık dokuyor ki hayran kaldım. her şeye olağanüstü bir derinlik ve incelik katmış sevgili victor hugo. okuduğum en duygu yüklü kitap olabilir. tüm duyguları öyle güzel işliyor ve yüreğime dokunuyor. karakterlerin çoğuna öyle bir bağlandım ki. hepsinin bir şeyleri temsil etmeleri, varoldukları ve uğrunda savaş verdikleri bir şeyleri olması, sonunda da bu şeyler uğruna hayatlarını feda etmeleri çok hoş ve dokunaklı.
bu kitap sanki ruhumu kilden yapılmışcasına yoğurdu ve şekillendirdi. tesadüfleri, paralellikleri, aynı madalyonun iki yüzü gibi bir sürü unsuru barındırıyor ve fark edildiğinde buruk bi gülümseme bırakan ufak tefek detaylarla süslenmiş mükemmel bir kitap. bir sürü kişinin hayatına yakından bakıyoruz ve inceliyoruz. victor hugo toplumu, insanı, yasayı, sevgiyi, hüznü, sefaleti önümüze sunuyor ve aydınlatıyor. bu kitap cidden çok büyük!!! tüm klasiklerin babası.
karakterlere geçelim:
jean valjean. bu adamı anlatmaya kelimeler yetmez. bu kadar baba bi karakter gelmemiştir edebiyata. kendisi beni her koşulda duygulandırmayı ve etkilemeyi başardı. cosette ile maceralarını heyecanla ve başlarına bir şey geleceği korkusuyla okudum. her bir şey yaptığında iyiliği karşısında mutlu oldum. vicdanın insanda hayat bulmuş hali, hayatındaki herkese ve her şeye sadık, koca yürekli mükemmel bi adam. okurken onu victor hugo olarak hayal etmeden duramadım ya, herkesin babası adam.
kitaptaki tarih kısımları da çok ama ben okurken keyif aldım çünkü aşırı yoğun olayları var, arada yazar benimle sohbet ediyormuş gibi hissettiğim için çok hoşuma gitti.