1980’lerin başlarında pek çok dâhiliyeci ve cerrah psikiyatriye çok az değer verirdi. Psikiyatriyi anlamazlardı, hastalar da akıl hastası diye damgalanmaktan korkardı. Tıp fakültesindeyken arada bir öğrencilerden ya da profesörlerden birinin, bilimden çok spekülasyona dayalı etkisiz bir uzmanlık olduğunu söyleyerek psikiyatriyle dalga geçtiğini duyardım.