Sen gittin ama beni bu dünyada, ben bir karbon kopyaymışım ve sen de o şeyin aslıymışsın gibi bıraktın. Beni şekillendirdin, izini bıraktın ve bunu sonsuza dek bu dünyada taşımak benim işim, değil mi? Ben senin temsilcinim, burada olsan yapacağın şeyleri benim halletmem gerek.
Ama gerçek bu. Ve bunu size söylüyorum çünkü hayat durup sizi beklemez. Devam eder ve siz de giderek ölüme yaklaşırsınız. Yas tutmak normaldir, uzun süre yas tutmak da normaldir ancak iki yıl sonra bile hayatınızdan vazgeçmek normal değildir.
Sonuçta ben öleceğim. Hem de çok yakında! Sizce bunu dört gözle mi bekliyorum? Ölümü kendime yakıştıramıyorum bile ama bu, ölümün umurunda bile olmaz. Peki ölüm Helga'yı alırken benim karavanı yeni satın aldığım gerçeğini bir şekilde hesaba kattı mı sanıyorsunuz ? Hayır. Yani şu an üzerimize gökten donmuş bir dışkı yığını düşebilir ve tahtalı köyü boylayabiliriz.