Bir insanın başına insan doğasına uygun olmayan bir şey gelemez. Her varlığın başına sadece alışık olduğu ve doğal olan bir şey geliyorsa payına düşenden şikayet etmeye ne hakkın var? Zira ortak doğa sana katlanamayacağın bir şey vermedi.
Yaşamının bütününü düşünerek kendini bunaltma. Başına gelebileceğini öngördüğün tüm sıkıntıları bir kerede düşünmeye çalışma. Aksine her durumda kendine şunu sor: Bunda bu kadar yıkıcı ve katlanılmaz olan ne var? İtiraf etmeye utanacaksın.
Ne garip,insan unuttum sandığı şeyleri bile aslında hiç unutmuyor. Minicikleri,kocamanları,hiçbirini. Geçmiş daima orada,hiç geçmediği yerde,zihnin karanlık dehlizinde,adı çağrılır çağrılmaz ortaya çıkabilsin diye teyakkuzda bekliyor.
Beşer şaşkınlığından sıyrıldığında genellikle de iş işten geçmiş oluyor. Hayat, sırayla giydiğimiz bir hırkaysa bile, başkasının çıkardığı üstümüze bol geliyor. Bizden evvelkilerin tecrübelerini şıkır şıkır kuşanamıyoruz, herkes kendi ateşinde yanmak istiyor.